Asaf Eren Türkoğlu Şiirleri - Şair Asaf ...

Asaf Eren Türkoğlu

Gerçek sevgi… Ne zamana bağlıdır, ne de mesafeye. Ne çıkarı vardır, ne de şartı. Sessizce büyür, hissettirmeden sarar, yara açmaz; tam tersine, yarayı sarar. Beklemez, hesap yapmaz, “sen yeter ki iyi ol” der ve geri planda bile olsa hep seninledir.

Gerçek sevgi, en güzel cümlelerde değil; en zor anlarda belli olur. Kaçmak yerine yanında kalan, sustuğunda bile seni anlayan, en karanlık günlerinde bile elini bırakmayan… İşte o, gerçektir. Kalp kalbe dokundu mu, kelimeye ihtiyaç kalmaz zaten.

Ve en güzeli de şudur: Gerçek sevgi, değişmez. Zamanla yıpranmaz, mesafeyle eksilmez. Çünkü sevmek sadece bir his değil, bir emektir… Yüreğini koymaktır ortaya, sahip çıkmaktır her koşulda. Ve en kıymetlisi, gerçekten seven insan, seni kazanmaktan çok… kaybetmekten korkar.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Birini delice sevmekle, onun seni hiç sevmemesi arasında sıkışıp kaldığında başlıyor tükeniş. Söyleyemediğin binlerce kelime boğazında düğümlenir, içinden haykırmak gelir ama sesin çıkmaz. Çünkü bilirsin… Ne kadar çok seversen sev, onun için hep fazlasındır ya da eksik. Hep yanlış zaman, hep yarım bir his. O senin dünyanı doldururken, sen onun aklında bile yoksundur. İşte en çok bu canını yakar.

Gözlerinin içine her baktığında daha çok kaybedersin kendini. Çünkü o sana bakarken seni değil, kendi bildiği boşluğu görür. Sen onun için hep “iyi biri” olursun ama asla “o” olmazsın. Ve bir gün, sevilmeden sevmenin ne büyük bir yük olduğunu anlarsın. Bir mesaj beklemenin, bir selamla umutlanmanın, onun varlığını küçük kırıntılarla avutmaktan başka çaren kalmadığını fark edersin.

Ama en acısı, gitmeyi hiç düşünmemiş olmandır. Çünkü kalbinde hâlâ küçük bir umut taşırsın; belki bir gün… Ama o “bir gün” hiçbir zaman gelmez. Ve sen, birini sevmenin cezasını, onun umursamazlığıyla ödersin. Her gün biraz daha eksilerek, biraz daha susarak, biraz daha içe kapanarak… Sonra bir sabah uyanırsın ve kendine itiraf edersin: sevilmeden sevmek, aslında en sessiz ve en uzun süren tükenişmiş. Ve ben bu tükenişte en çok kendimden gittim.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Sevmekten vazgeçme. Her günün yeni bir umut, her anın yeni bir fırsat olduğunu unutma. Sevgi, hayatımızı anlamlı kılar ve bizi güçlendirir. Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, sevgiyle üstesinden gelebilirsin. Kalbini açık tut, sevmekten vazgeçme, çünkü sevgi her zaman bir yolunu bulur.

Hayatta karşımıza çıkan engeller ve hayal kırıklıkları bizi sevmekten vazgeçirmemeli. Sevgi, karanlık zamanlarda bile ışık tutar ve bize doğru yolu gösterir. İçimizdeki sevgiyi kaybetmediğimiz sürece, her şeyi başarabiliriz.

Unutma, sevgi sadece romantik ilişkilerde değil, dostlukta, ailede ve hatta işimizde de var. Her şeyin temeli sevgidir. Sevgiyi yaydıkça, çevremizde de sevgi çiçek açar.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Elinde tuttuğun bir kitabın sararmış sayfaları gibiyim artık, eskimiş ve yıpranmış. Her kelimemde bir zamanlar sevgiyle yazılmış cümlelerin izleri var, fakat şimdi sadece solgun hatıralar kaldı. Sevmeye inancım kalmadı. Yüreğimde bir zamanlar çiçekler açan bahçeler, şimdi kurumuş yaprakların sessiz hışırtısıyla dolu. Bir zamanlar yeşeren umutların yerine, gölgeler ve soğuk rüzgarlar hakim. Kalbim, zamanın acımasız elleriyle örselenmiş bir yaprak gibi, rüzgarın önünde savrulup duruyor.

Gecenin karanlığında, yıldızların bile parlamayı unuttuğu bir gökyüzünün altındayım. Gözlerimdeki ışık, çoktan sönmüş bir mum gibi, yalnızca tüten bir duman bırakmış geride. Her yeni gün, geçmişin hüzün dolu izlerini daha da derinleştiriyor. Her anı, bir önceki kadar ağır ve sancılı.

Sevda denizinde bir zamanlar coşkun dalgalarla yüzdüğüm o günler, şimdi uzak bir hayalden ibaret. O deniz, artık kurak ve çatlamış bir toprak gibi, duygularımı emip kuruttu. Bir zamanlar rengârenk olan hayallerim, şimdi siyah ve beyazın solgun tonlarına teslim oldu. Gözyaşlarım, bu yıkık dökük kalenin duvarlarını ıslatıyor, fakat hiçbir şey değişmiyor. Hiçbir şey, bu bitmek bilmeyen acıyı dindiremiyor.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Sığınacak bir liman bulamadım kendime. Fırtınaların içinde savrulurken, yalnızca sakin bir köşe, güvenli bir durak aradım. Ama her gittiğim yer, her güvendiğim insan, ardında daha fazla dalga bıraktı. Kırgınlıklarım çoğaldıkça, limanlarım bir bir kapandı.

Sanki her yerde bir yabancıyım. Ne kadar denesem de, hiçbir yerde tam anlamıyla kendimi bulamıyorum. Anlatmak istediklerim birikiyor, ama anlatacak birini bulamıyorum. İçimde fırtınalar koparken, sakinleşmek için tutunacak bir şey yok, sadece kendi sessizliğim var.

Yoruldum belki de, kendi içimde sakinlik aramaktan. Ama ne yaparsam yapayım, kendime sığınacak bir yer, bir kalp bulamadım. Ve şimdi anlıyorum ki, bazen en zor yolculuk, kendine bir liman inşa etmeye çalışmak. Belki de o güveni başkalarında değil, kendi içimde aramam gerek.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Şiir gibi kadınlar vardır; gözleriyle susar, bakışıyla cümle kurar… Ellerinde huzur, sesinde geçmişin yarım kalmış şarkısı gizlidir. Bir gülü sever gibi severler; incitmeden, ezmeden, kokusunu içine çekerek… Dünyanın tüm yükünü omuzlarında taşırken bile zarafetinden ödün vermezler. Onlar bir şiirin en güzel mısrası gibidir; okundukça anlam kazanır, yaşandıkça derinleşir…

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Sil gözyaşlarını… Çünkü herkes senin güçlü haline alıştı, kimse kırıldığını görmek istemiyor. Oysa sen, her gülüşünün ardına bir yara gizledin, her susuşunda bir çığlık susturdun. Biliyorum, bazen ağlamak bile lüks geliyor… Çünkü kimse sormuyor “iyi misin?” diye, sorsa da cevabını duymaya hazır değil zaten.

Ama yine de sil gözyaşlarını… Kendin için, yeniden başlamak için, yıkıldığın yerden bir kez daha ayağa kalkmak için. Unutma, her gözyaşı bir şeyleri temizler içinden… Ve bir gün gelecek, seni ağlatan her şey, sadece güçlendiğin birer hatıra olacak.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Eskiden bayram sabahları heyecanla uyanırdım. İçimde tarifi zor bir sevinç olurdu. Ev mis gibi kokardı, annem tatlıları hazırlarken babam eski şarkılar mırıldanırdı. Sokaklar çocuk kahkahalarıyla dolardı, herkesin yüzünde samimi bir gülümseme olurdu. Bayramlar sadece bir gün değil, bir his, bir hatıra, bir sıcaklıktı.

Ama şimdi… Şimdi bayramlar soğuk. Eskisi gibi ne kalabalık sofralar var ne de o coşku. Gözlerim hep eksilenleri arıyor. Sesini duymaya alıştığım insanlar artık yanımda değil. Telefonumun ekranında birkaç mesaj yanıp sönüyor ama içimdeki boşluğu doldurmaya yetmiyor. Bayram geldi ama içimde bayram yok.

Büyüdükçe değişiyor her şey. İnsanlar uzaklaşıyor, şehirler soğuyor, ilişkiler yıpranıyor. Bayramlar artık bir tatilden ibaret oluyor çoğu insan için. Çocukken anlamını bilmeden yaşadığımız o bayram ruhu, büyüdükçe kayboluyor. Artık kapılar eskisi gibi çalınmıyor, sohbetler kısa sürüyor, vedalar hızlı oluyor.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

İnsan bazen susmayı öğreniyor… Konuştukça anlaşılmamaktan, içini döktükçe hafife alınmaktan, ne hissettiğini söyledikçe suçlu gibi hissetmekten yoruluyor. Ben de öyle öğrendim susmayı. Önce kelimelerim azaldı, sonra umutlarım… En son da güvenim bitti. Çünkü ne zaman kalbimi açsam, biri çıkıp daha derine dokundu. Ne zaman “canım yanıyor” desem, “geçer” deyip geçtiler. Oysa bazı şeyler geçmiyor… Sadece alışıyorsun, sadece sessizleşiyorsun. İçinde bir dünya yıkılırken, dışarıdan hâlâ sağlam görünmeye çalışıyorsun. Çünkü güçlü olman gerektiğini söylüyor herkes. Oysa kimse, güçlü durmaya çalışırken içimde kaç kez dağıldığımı bilmiyor. Bu yüzden sustum. Çünkü artık anlatmak istemiyorum… Bilen sormadan anlasın istiyorum. Ama kimse bilmiyor. Herkes sadece dışımı görüyor, içimdeki enkazı gören yok. Ve ben artık kırılmamak için değil… Daha fazla parçalanmamak için susuyorum.

Devamını Oku
Asaf Eren Türkoğlu

Ümidim kalmadı senden yana. Bir zamanlar içimde yeşerttiğim tüm umutlar, şimdi solgun yapraklar gibi dökülüyor. Seninle kurduğum hayaller, geleceğe dair beslediğim beklentiler bir bir eridi. Sana dair inandığım her şeyin, her güzel sözün ardında bir boşluk buldum.

Biliyorsun, ben uzun zaman direndim. Hep bir şeylerin düzeleceğine, senin bir gün anlayacağına inandım. Belki fark edersin, belki biraz olsun çabalarsın diye bekledim. Ama sen, her defasında beni yanıltmayı seçtin. Verdiğin sözler, söylediğin güzel sözler, hepsi bir rüzgar gibi geçti gitti. Şimdi ardında bıraktığın sadece bir kırgınlık.

Artık senden bir şey beklemiyorum. Kendi hayal kırıklıklarımın içinde boğulmadan, sana dair taşıdığım tüm yükleri bırakıyorum. Belki biraz acı, biraz hüzün var içimde; ama en çok da bir huzur. Çünkü nihayet, artık senden yana bir ümidim kalmadığını biliyorum. Ve bazen, kaybettiğin umutlar sayesinde hafiflersin.
Ben de şimdi hafifliyorum.

Devamını Oku