Arzulamadan Şaheser Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4342

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Arzulamadan Şaheser

Kervanlar gölgesinde toplanmıştı tüccarlar,
Avisto yollarında hangilerini buldu yolcular,
Issız vadilerde fısıldaşırdı ustalar,
Anlattı bildiğini bütün yorgun şahıslar,
Aralarından tüccar parlayan taşı andı,
İnsanlar anlatılan efsaneye inandı.
*
Söz sırası gelince sihirli suyu seçtim,
Neden böyle söyledin diyenleri es geçtim,
Zorlu tecrübeleri eleyip dilden biçtim,
Bilgelik şarabını kadehlerden yudum içtim,
Üstadım hazırlarsa kimseler tadamazdı,
Bahsedilen sıvının sırrına varamazdı.
*
Madene inerek tüm cevherleri basacak,
Parlaklık arttığında çarkları tez açacak,
Kancaların ucunda demirleri kasacak,
Işıkları söndürüp vanaları kısacak,
Bütün parçaları özenerek ezecek,
Bulursa elmasları üzerine dizecek.
*
Bulamazsa altınla süslemeyi deneyecek,
Miktar saf çeliği makineye yükleyecek,
Enerjisini verip efsununu ekleyecek,
Kasasını kilitleyip sessizce bekleyecek,
Fark ettim dinleyenler şaşkınlıkla bakıyor,
Pürdikkat odaklanmış zihinleri akıyor.
*
Abartarak konuşup efsaneyi anlattım,
Işıldamaya başlar diyerek söze kattım,
Ateşi kısmak için epeyce adım attım,
Dokunmayın demlensin diyerek lafa yattım,
Aynı esnada kaba şifalı ot konulur,
Toplanan kökler ile bambaşka tat sunulur.
*
Belki tatlı şerbetler kadehlere dizilir,
Belki baharatla keskin soslar ezilir,
Meyvelerin bağında usul usul gezilir,
Etrafın havasında güzel koku sezilir,
Şölen alanı epey mahşer yerine döner,
Misafirlerin kollarını bağlarlar alev söner.
*
Şahsımın bacakları zincirlere vurulur,
Seyreyle manzarayı muhteşem an kurulur,
Bütün dinleyenler büyülenip durulur,
Farklı rehber aniden merak edip doğrulur,
Neden gizemli su diyerek şahsıma seslenir,
Zanaat bilmezdim sözüm böyle beslenir.
*
Üstadın farklı işi yapmasını bilemez,
Zirvedeki tapınak sırları veremez,
Yanında kalsan dahi aklın sırra eremez,
Demem şudur safsın kimse şahsını göremez,
Tüm ayrıntıları birden nice ezberledin,
Liderim dürüst olayım hakikati derledin.
*
Benden daha kıdemsiz çıraklar kalmazdı,
Liderim bir taraftan büyüleri salmazdı,
Bazen tapınakları temizleyip dalmazdı,
Kıyafet dikerdi boş vakitleri almazdı,
Sihirli taşı şekillendirip keserdi,
Kuru dalları toplar ulaşırdım eserdi.
*
Toprak üzerindeki artıkları oklardım,
Kor halindeki ateşleri yoklardım,
Nefes verip parlayınca alevleri saklardım,
Parçalanan çalıları kenarlara stoklardım,
Üstadım köşeden yönlendirerek bakardı,
Cevheri kızdırarak karanlıkları yakardı.
*
Aman dikkat ederek nesneyi alevlere katma,
Yandığını nereden bileceğim diyerek uzatma,
Merkeze ufak toz zerresini fırlatma,
Gürültü koparınca parlıyorsa yalan satma,
Böylece anlarsın sihir kıvamını bulmuştur,
Aksi takdirde duman etrafa epey dolmuştur.
*
Eğer kavurup tamamen heba edersen,
Hiçbir işe yaramaz boşa kürekleri çekersen,
Öz suyunu gereksiz fazlaca kaba dökersen,
Çamur misali bozulur umudu yerinden sökersen,
Miktarı ufak tutarsan sertleşip boğazları keser,
Lakin tüm detaylardan mühim olan harika eser.
*
Tutkuyla işleyeceksin mucize yaratsın,
Evvela şahsın sevecek ruhunu katsın,
Diğerleri takdir edip huzurla yaşatsın,
Sunumunu yaparken kalbin neşeyle atsın,
Bizzat kendi gözlerine güzel gelmelidir,
İşte o nedenle daima öğüt vermelidir.
*
Arzulamadan ortaya çıkarılan şaheserden,
Asla iyilik beklenmez karanlık kaderden,
Zoraki üretilen işler daima bataklık doğurur,
Söylenen bilgece sözler zihinleri yoğurur.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 24.04.2026 22:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!