Çok rüzgarlar esti,
Çok mevsimler geçti;
Zülfün gümüş tellerinden.
Bir kötüye düştü gönül
S O Ğ A N
Zengin sofralarını süsler , bizim kuru soğan
Borç ile kardeş olmuş şimdi , anasından doğan.
Arif Vefik ÇINAR
Kah güldürdük zaman zaman ,
Kah ağlattık.
Hane-i gönlümüze ;
Acı, tatlı neler neler yaşattık.
SONUNDA
Gamzelerin çukuru , ruhsarı handan eder.
Gözlerindeki haşmet , aşıkı candan. eder.
Söyle
Ben , gözlerinin arifesindeki
Bayramı bekliyorum
Söyle !
Ufkun hangi rengindesin ?
Gönül genişti fakat;
Dünya bana pek dardı.
İçimde ipotekli umutlarımın,
Hacizli huzuru vardı.
Yarısı evhamda, yarısı korkuda kaldı.
Her güleni dost sanmıştım amma;
SÜKÛT U HÂL
Bazen ;
Söylenmiyor karşındakilere hakikat
Kırılıp incinmesinler diye yutarsın .
Sonra ;
S U L TA N I M
Yâr olmaz, bu saatten sonra feryad , figanım.
Çoktan tükenmiş meğer, yürekteki dermanım.
Medet umduk gölgenden,suç mu oldu sultanım
Bu yüzden mi yazıldı, benim katl- i fermanım.
SUN KEVSERİNİ
Bâd ı sabâ estikçe gönder ; zülfün tellerinden bana !
Her seher inciler toplayım , gülün terlerinden sana.
T A K I L M A A Y N A L A R A
Dert etme !
Aklaşmış saçlarını
Varsın takılsın kirpiklerine ,
Kar taneleri .




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!