elimi çabuk tutup
düşlerimi boyaladım
günbatımından önce
çünkü:
esiri oluyorum karanlığın
Bir dertli başın sahibiyim,
Var/ım yok/um düşüncem,
Bir gönüle sığamadım,
Düşüncemin yüzünden..
Güne bakan gibi yüzünü dönsen
Ah gülsen sevdiğim yüzüme gülsen
Dinmeyen ağrısın bitmeyen özlem
Issız gecelerde düşüme gelsen
bir şehirden aldığı eskileri
bir başka şehirde satar eskici
ve böylece
yeni bedenlerde hayat bulur
hayat
içindeki adamı öldüren elbise
eylenme buralarda geri kalma kervandan
güneş batmaya yakın ölüm çıkar bu handan
etme, gitme desem de al götür yüreğini
gözlerine vuruldum çoktan vazgeçtim candan
hani çocukluğumuzun
"ettop" dediğimiz bir oyuncağı vardı
hatırladın mı?
işte ona benzer kalbim
taşa vursan da,yere çalsan da
Hak'kın hakikatin goncası nuru
alemlere sultan gülü efendim
adaleti insanlığın onuru
mazlumun yetimin dili efendim
Görüyor musun?
Ekimde dayanamıyorum zamanın akışına,
Bir ağaç tanıyorum hiç bir yaprağından ayrılmamıştı eylülde..
●
Şimdi de güz güllerinden bahsedeceğim sana.
E'kim'e
İçimin dışa vurumu
Varlığımda yokluğum.
Görüntüden ibaret
yeryüzünde yansımam,
dünya dediğin nedir?
han,hamam, saray
saysan dört duvar.
zengine altın kafes
fakire soğuk demir.




-
Hazangül Hüseynova
-
Sevilay Şahbaz
-
Sevilay Şahbaz
Tüm YorumlarŞiirlerini okudum. Memnun oldum. Size yaradıcılıq uğorları arzusu ilə
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi