keçinin inadı onu yalçın kayaların zirvesine çıkarabilir
sen burnunun çizdiği bulutların üstünde gezersin
keçi düşer inadı ölür
sen düşersin adam denir
Usul usul yağar kararsız karlar
eski kışlar deyip ağladı anam
Ev nerde bark nerde topraktı damlar
Korku uyutmazmış söyledi anam
kalabalıklar içinden geçtim,yalnızlığımı alarak
...
mahşer kalabalığında
kendi mahşerini yaşarmış insan
sevinç; bulutları aralayan anlık güneş
keder; gölgeleri kadar peşlerinde
taban suları çekiliyor
damardan kan çekilir gibi
toprak ölüyor toprak
tıpkı insan gibi
anızları yakmayın
yıldızlar arasına salıncak kurardım bir zamanlar
ayı indirirdim gökten
kafdağına seferlerim vardı zamansız
bulutlar üstünde dans ederdim zevkten
eyvah ki ne eyvah
hiç bir şey umurunda değil
saçak altındaki serçenin
vakitli vakitsiz açılan
giriş kapısı hariç
bir de
Nasip.
Ne çok konuşurduk seninle eylül üstüne
Üşüdükçe koşardım sımsıcak gülüşüne
Ben sevmem demiştim eylülü
Sen ise hayran olduğunu söylerdin tabiatın rengine
Hep neden eylül demişimdir, neden eylül denince ayrılıklar akla gelir ?
Şairlerin hisleri ve duyguları bu aya göre mi şekillenir?
Yoksa eylül üşümenln başladığı ay mıdır?




-
Hazangül Hüseynova
-
Sevilay Şahbaz
-
Sevilay Şahbaz
Tüm YorumlarŞiirlerini okudum. Memnun oldum. Size yaradıcılıq uğorları arzusu ilə
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi