Alper Eğrikar Şiirleri - Şair Alper Eğrikar

Alper Eğrikar

Kiraz'ın çekirdeği
Çocuğun ağzından döküldü
Eliyle hafifçe
Attı

Bombaya ne gerek

Devamını Oku
Alper Eğrikar

II.Abdulhamid dönemini konu alan Osmanlı-Rus Savaşında hiçbir şeyden habersiz cepheye götürülen Kırımlı Türklerin hikayesi.

Bir sabah....

Kaya: Selamın Aleyküm Baba günaydın!
Saruhan Beg: Aleyküm selam oğlum günaydın!

Devamını Oku
Alper Eğrikar

Dünya her döndüğünde,
Yüzlerce çocuk ölüyorsa.
Dünya süresini doldurmuştur.
Kıyamet yakındır.

Alper Eğrikar

Devamını Oku
Alper Eğrikar

Kitap bir kız istemeyle başlar, kızın babası ana karaktere kızı vermez bu evliliğe karşı çıkar ve başkasıyla sözleştiğini kızı başkasına vereceğini söyler. Evden kızı almadan çıkan ana karakter ve ailesi sitemli sohbetler eşliğinde evlerine doğru giderler. Ana karakter harap olmuştur. Yemez içmez haldedir. Bu hadiselerin yaşandığı tarih tam bayram tatilidir. Ana karakter sokaklara düşmüştür. Bir anda kendini kötü ortamlarda ve kötü insanlarla birlikte bulmuştur. Tatil bittikten sonraki pazartesi ana karakter çalıştığı fabrikaya gider ve tekrar kötü bir haberle karşılaşır. Fabrikanın küçülme politikası yüzünden işten atılacağını öğrenir. Ana karakter bu haberle birlikte iyice harap olmuştur. Eli ayağı boşalmış, dımdızlak ortada kalmıştır. Eve gidecek yüzü bile kalmamıştır. Eve giderken insanları seyreder, bir grup gencin çok basit şeyleri dert ettiğine şahit olur. Artık asalak hayatı yaşayacaktır. Ev-Dışarı arası saçma ve olağan bir hayat yaşarken çocukken gittiği mahalle camisi Hazreti Hamza camisinde yatsı namazı kılmaya gider. Bu olaydan sonra sürekli camiye gitmeye başlar. Cemaatten çeşitli insanların dertleriyle ve nasihatleriyle karşılaşır, kendine çeki düzen vermeye başlar. İmanın dertleri nasıl eritip yok ettiğine şahit olur. Cemaat sayesinde yeni kavramlar bilgiler öğrenir devamında kitap babasının ölümüyle son bulur.



Hazreti Hamza cami’ de yaşananlar gün gün yazılacaktır. Şaşırtıcı ve ilim dolu hikayeler ile süslenecek her birinden ders çıkarılacaktır.

Devamını Oku
Alper Eğrikar

Ben seni o ağaçların arkasında gördüm
Güneş alnını yakıyordu, elini koydun
Yaz gelmişti, güzeldin günlerden o gün
Gözüm arıyordu, seni karşımda buldum

Devamını Oku
Alper Eğrikar

KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

Erman, gençliğinin baharında 23 yaşında bir gençtir. Çalışmamakta ve okumamaktadır. Hayatını kahvelerde, bilardo salonlarında ve evde geçirir. Babası ve Annesi ona çalışması için baskı yapar. Erman, bu hayata dikiş tutturamamıştır, son iki yıldır sevdiği kız başkasıyla gitmiş, işinden atılmış, sınavı kazanamamıştır. Tek hayali askere gidip şehit olmaktır. Rüyalarında hep askerde, dağda olduğunu görmektedir. Erman, Geri dönülmez bir kafa karışıklığına girişmiştir.


Yazar; Hayatta bazen ayağımız dünyaki bütün taşlara takılır. Yapamayız, başaramayız. İnsanlara gıpta ile bakarız. Bütün hedefler başarısızlıkla sonuçlandığından yeni bir hedef koyamayız kendimize, ne gücümüz kalmıştır ne paramız koysak bile. Ağlamak bile zor gelir, ağlayacak bir şey yoktur çünkü.

Devamını Oku
Alper Eğrikar

Seninle yürüdüğüm yerden geçtim bugün.
Adımlarım buruk, koşsam ağlayacaklardı.
Sol tarafıma baktığımda yoktu yüzün.
Korkudan yola atlayacaktım.

Devamını Oku
Alper Eğrikar

ağlamayı çağırıyor bomba plaklarım
bir çocuk gibi me'liyor parmaklarındaki kan
ben biraz eski kafalıyım
camdan atlamak gibiydi o an
tüm hislerimi çıldıran
tüm cüzdanımı çaldıran sokaklara sordum seni

Devamını Oku
Alper Eğrikar

kendimi cebimde taşınan misketlerden
bombalara dönüşen hayat travmalarımdan
çocukluğumun ağlayan görüntüsünden
bir türlü uzaklaştıramadım ben
peşimden geliyorlar hala kovmama rağmen

Devamını Oku
Alper Eğrikar

köy sobası altından
geçen nehirlerin emaneti
içinde ne olduğu bilinmeyen
bir şişe mi?
yoksa günümü gün eden
gözlerimi uğrunda parlatan

Devamını Oku