Yeni, yeni bir kibri, yenildikçe yeniye
Elendikçe, durulandıkça, korkusuzca bu kini mi
Nem alma edasıyla kimsesizliğimi şiirleri mi
Altını çizdiğim kelimelere gömsünler
Bir gün gözlerine bir mısram düşerse
Aynaların yancısıydı, gövdesinden ağır yalakalığı,
Kokuşan kahrından berraktı, sessizliğin rahmine bıraktığı çaresizliği ve bir akşamüstü
Gölgesine kaskatı kesilen kendi etlerini dişleyerek,
Tırnaklarını kemirerek karanlıkların...
Yalnızlığı uyuşuk, acıları uyuz oluyordu.
Dönüp kendine bakmakla yüzleşemedi,
İnsanın yarasıdır yürüdüğü yollar
Bir yaranın yürüyüşüdür, insanlar
Ben yolumu değiştiriyorum
Anlamasınlar.
Soymakla bulunmaz aitliğim nereye
Sıfırıncı denklemin eldesiyim
Bir gün gidiyorum
Sıfırıncı dereceden denklem de
Yalnız yok değilim sadece hiçim
Beklentiyi putlaştıran bir ideal...
İdeale çivilendiğimde, pasa küsmüştü dünya.
Mücadeleye mıhlandığımda, üstüme örtülen kan ovasıydı;
Kadınlar ve "en"leri.
Keskin sirke dibinde paslanırdı, puslu ölümlerin.
Kimi seçse maskeli bir zamir,
O yar, zar ve hal
Bir rüzgar dayanır mı dal
Önüm silinmiş
Ufuklarım kanamış
Zenginler, fakir edebiyatının kıyısın da fakirler
Gerçek üstü ruh, sahici yapı, eda, mösyö vs.ler
Gökyüzünü ilk zenginler gördü ve göstermek Kördü
Antik acılar sızar, sözden, sukuttan
Hissetmek mi öldü
Acıya kalan mesafelerden kuşlarını ucurdu, anı
Yerini kadına bıraktı,acı
Ve acılardan lanet bize
Kavrulmuş intizarla öğütülmüş
Zehirdir şimdi zaman
Bizi anmaz çıkrık sesine karışmayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!