Çağı tersine çevirdim
Gündüzü uyutup
Gecenin kanadından tutup
Güneşin koynuna gömdüm asrın yalnızlığını
Bu yüzden severim güneşin varlığını.
Omzuma yaslanmış gece
Ağlıyor muyuz
ağlamayız oysa
yıldızlar ardı sıra
düşüyor düşüm
den
Şimdi hanımeli kokuları arasında
Sevgiyle sarhoş, sokaklarda gezmek zamanı
Şimdi mayıs çiçekleri açar sevdalı yeşilin böğrüne
Bir kenara itip düşleri,
Gerçeğin anaç koynuna dalmak zamanı.
Giden dostlar gelir mi ki yeniden
Bir özleyiş sarar can-ı faniden
Muhabbet bağından bülbül gitmeden
Dostun bir halini sorasım geldi.
Dünya varmış demi devran yerinde
Düşünceye dair ne varsa bana seni getiren,
Akıyor tüm evrene gözlerimden, yüreğimden.
Susuyorum, gözlerinin ta içlerine
Susuyorum, sessizliğin huzur veren sesine
Susuyorum özlemle, gül kokan nefesine.
hep aynı şarkıyla süzülürdü
gözlerimizden damlalar
yana tutuşa kelimelerin yüreğimizi ezdiği yerde
senden önce ben çekip gittim bu sefer de
ayrılmak ağrısı batarken sol yanıma
Su gibi duru gözlerin
Yıldız gibi parlaktı.
Ruhumu yakıp ışığıyla
derin bir iz bıraktı.
Sahi bu sen miydin
O öyle farklı
Öyle değişken
Öyle güzel bir kadındı
Ya hep benimdi
ya da hiç olmadı.
Dışında mıydım evrenin.
Ne insanlar var kendine yabancı
Bulmak varken içindeki ilacı
Uzaklarda arıyorlar inancı
Handa ne hancı ne de yolcu kaldı
Derviş olup çıksam ırak yollara
Her insan daha fazlasıdır, kendi yüreğinden
Her insan güneştir kendi karanlığına
Ve her insan eştir yalnızlığına.
Yalnızlık yoktur, yanılsama vardır maddede
Maddeye hapsolan bedenden dahası
Aşka dönüşen insanın kendinden fazlası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!