İkinci Anneme, Suat Öğretmenime…
Birden karşıma çıkıverdin,
Ben seni bekliyordum sanki.
Sen de benim için gelmiştin,
Hani çocukluğumuzda bize anlatılan bir su perisi masalı vardı.
Su perisi sevgi doluydu. Herkesin yardımına koşardı.
Hatırlayın saçları bukleli, o zeytin gözlü küçük kızı, başında babasının asker şapkası, elinde elma şekeri olan minik oğlanı, üzerinde kırmızı tayyörü ile etrafına gururlu gözlerle bakan anneyi, anılarını buğulu gözlerle paylaşan şehit eşini…
Su perisi neredeydi? Gelecek miydi?
Uzun yıllar şehit ve gazi ailelerimizle bir arada oldum.
Onlarla dertlendim.
Onlarla gözyaşı döktüm.
Gururlandım…
Bir nebze olsun belsem olmaya çalıştım onlara.
Kendimle baş başa kaldım
Düşündüm dün gece
İçimdeki fırtınayı dindirmek
Yaşadıklarımın,
Bana yaşattıklarının
Yanı başımda kristal vazo
İçinde turkuaz mavi güller
Kimi açar kalbi
Kimi uzakları yakın eder
Yardımsever bir el uzanır bazen
Kapı her an açılır
Çırpınan dalgalar
haber verdi uzaktan.
Bak, çiçek açtı erik ağacı
Sandalın ucunda sevgi kelebeği…
Peki söyle bana,
Bu kadar mı yakar
Sevenler ve sevilenler için
çiçeklerim var
Bembeyaz kanatlı atlar
getirdi az önce
Soruyorum kendime
“Neden yüreğinin yeşiline küçük bir beyaz eklemedin?” diye
Cevap veriyorum kendime
“O beyaz daima beklemekti…” diye
Yine soruyorum kendime
“Beklemek hissetmek mi?” diye
Bak gökyüzüne
Uçurtma süzülüyor usul usul
Gözleri ışıl ışıl bir çocuk
Sevinçle haykırıyor
Kanatlanıyor aşklar bak,
Yürekler uçuyor…
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!