Buz gibi havada bir saat
Telefon kulübesinde sıra beklersin
Elinde jetonların
Kalbinde özlem…
Katater ne zordu…
Vücudun yanardı,
Dudaklar kupkuru.
Su içmek olmazdı
On iki yaşında bir çocuk
Hemşirenin dudaklarında gezdirdiği bir damla su ile can buldu.
Anılarda yer eden
Birçok sayfa
Silinmez izler
Derin kederler
Yılmaz bir umut
Şeffaf aynaların buğusu
Kelimeler mutlu,
Seyahatten dönen martı
Denizin yosunlarını anlatıyor
Ufkun çizgisi ne uzak
Ne yakın kalbin sevgisi…
Bir yaşamdır esrarlı
Geri duramazsın ondan
Yakalar seni
Bırakmaz,
Kızıllığın izinde…
Sarı saçlı,
Mavi gözlü,
Dünyalar tatlısı
Küçük İsmail.
On yaşında
Kalbimin derinliğinde,
Ta içinde yüreğimin,
Gönlümün uçsuz bucaksızında
Bir acı ki anlatılmaz...
Laleden yaptığın o şirin bebekler,
Yüreğimin merhemi,
Her şeyi bilensin…
Her şeye kadirsin ki
“Ol” desen oluverir…
Sendedir ilmin yolu
Kalbimiz iyilik dolu
İyiliğimizin yolu
Aşkınla dolu
Kibir bizden uzak Allah’ım
Her şeyi bilensin
Müjde vermek!
Ne anlamlı ve hoş bir söz.
Bir insanın yaşamına dokunmak...
Bir insanın yaşamına dokunabilmek...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!