Sanma ki her gece yıldızlar hep ışık saçar göğsüme,
Geçmişte kalmış sevdalar, düşer yine gönlüme.
Bir zamanlar el eleydik, şimdi hayal kaldı elime,
Özlemin ağır gölgesi, vurur hep aynı sessizce.
Her adımda bir hatıra, gözlerime yaşlar düşer,
Gözlerin, denizde bir gece, Yıldızlar sönse de, parlayan hep senin ışığın. Dalgalar vurdukça kıyıya, Adını fısıldar rüzgar, susmaz hiç fırtınan.
Saçların, rüzgarda dans eden ateş, Her adımda iz bırakan bir ateş. Sen geçerken zaman yavaşlar, Kalbim, seninle atan bir saat.
Ellerin, hayatın dokunuşu, Hangi anı tutsam, seninle dolu. Yüreğimde açan çiçekler gibi, Seninle renklenir, seninle yeşerir.
Her adımım sana çıkar, her nefeste sen varsın
Gittiğin o günden beri içimde eksik bir yansın
Kalabalıklar içindeyim, herkes yerli yerinde
Bir tek sen yoksun diye bütün yollar yarımsın
Yokluğun derin bir yara, kapanmıyor zamanla
Ne vakit gece olsa gönlümde bir hüzün var,
Yıldızlar göğsümde kor, kalbimde bin sızı var.
Hasretin ağır yük, aklıma her gelişin,
Gözlerim dolup taşar, kirpiklerde yaş var.
Sana bakmak deniz, ufkunda kaybolurum,
Bir mevsim var içimde, adı sevda,
Her esen rüzgârda seni getirir bana.
Bir çift göz, bir sıcak gülüş,
Sana eş değer ne varsa, toplar koynuma.
Gecenin karanlığında yıldızsız gökyüzü,
Sana söyleyeceklerimi ceketinin iç cebinde saklıyorum,
Ceketi eski, yamalı ve cepleri sökük,
Sökük cepten düşmeden kelimeler,
Ve vakti dolmadan muhîti sinesinin, ayân olmalı kelimeler.
Sana anlatacaklarımı biriktirdim, belki dinlersin, belki seversin diye,
Ceketimi taşıyamaz oldum, mevsim kış, hava soğuk,
Ömrümün son günleri hissediyorum ve ölümüme doğru gidiyorum,
Karanlık ve pis bir yerdeyim heryerim çamur, heryer insan kalıntısı, mağaralardan geçiyorum, yağmur yağıyor.
Benim gibi bir kaç insan daha görüyorum, ama bir görevim var, Ölmek..
Dibi belli olmayan görünmeyen büyük bir suyun içindeyim nefesim yetmiyor ama içten içe biliyorum ki suyun üstüne çıkınca birşeyler değişecek, birden kendime geliyorum ve bir nefes suyun üstüne çıkmak için çırpınıyorum,ama nefesim yetmiyor, kendini akışa bırakıyorum bir süre sonra suyun üstünde kendimi yatar halde buluyorum, ama ben ben değilim.
Tipim değişik herşeyim değişik, anlıyorum ki yeniden doğmuş bir haldeyim, yada doğmak üzereyim,kendimi bununda rahatlığıyla bırakıyorum sağa sola gidiyorum, kendimi arıyorum, ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.
O an anlıyorum ki başka bir yere uyandım ağrı acı olmayan endişe olmayan bir yer, yanıma bir kişi geliyor hafiften yaşlı hatırlıyorum adamı uyumadan önce bu adamida görmüştüm, birşey hatırlıyor musun diye adama soruyorum ama hiç birşey hatırlamıyor ama ben hatırlıyorum seni arıyorum aklıma buluşmalarımız geliyor, seni arıyorum başka birşey varmı tanıyabilme eğim diye hafızamı zorluyorum ama hayal meyal hatırlıyorum birşeyleri.
Şehir uyur, sokaklar sessiz
Işıklar yorgun, gökyüzü renksiz
Gündüz içimde susturduğum ne varsa
Bu gece karşıma çıkıyor bir bir
Sensiz her gün bir azap, kalbimde yara derin,
Sanki ellerin yokmuş gibi, içim hep serin.
Geceler boyu hayalinle uyudum, bekledim,
Bilmem ki bu sevdaya hangi çareyi bulayım, sevdiceğim?
Gözlerin bir denizdi, ben dalgalara düştüm,
O, sevdiğini kaybetmenin ağırlığını omuzlarında taşıyor. Herkes onun güldüğünü sanıyor belki ama içinde hiç dinmeyen bir fırtına var. Bana anlattı:
Severken gitmek, ölüme benzer dedi.
Çünkü ayrılığı seçmedi, ona mecbur bırakıldı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!