Elele tutuşmuşlar,
yolda iki kişi..
Biri kesin çocuk…
Oldukça yaşlı diğeri…
Büyükler “-yaşlanınca insan çocuktan sayılır” derlerdi…
Kafam karıştı…
Dostlar dediler ki bana…
Takma kafana her şeyi,
üzülme zamanla geçer…
Öyle ya…
Hepimizin bildiği bir türkü vardır;
“Hey On Beşli On Beşli” diye..
Hatırladığınız değil mi?
Hani düğünlerde,sazlı sözlü eğlencelerde dayanamayıp ritmine kalkıp oynadığımız…
Hani unuttuk ya…
Bak evlat!
Beni iyi dinleyesin…
Dinleyesin ki öğrenesin…
Öğrenesin ki, düşmanına dersini çok iyi veresin…
Bak! ...
Bir konak…
Sıkışmış yüksek binalar arasında…
Nefes dahi alamıyor kaldığı o arada…
Çok eski, belli ki tarihi…
Mahzunlaşmış, sonunu bekleyen diğerleri gibi…
Kulak kabartın! Yalvarıyor bize sanki…
Bu sabah çok güzel uyandım,
Yatakta biraz keyif yaptım,
Sağa sola döndüm,iyice gerildim, öyle kalktım.
Perdenin altından hava’ya baktım,
Bir gün,
Her şey bittiğinde…
Şöyle…
Olduğunda gece…
Hiç bir şey düşünmeden…
Üç arkadaştık biz…
Ayrılmayan, birbirine sımsıkı sarılan….
Üç arkadaştık…
Her şeye rağmen dimdik ayakta kalan…
Biliyorum,
Bekliyorsun.
Dolan gözlerimden akacak olan damlaları…
Daha çok beklersin be gülüm,
Sicim gibi akacağını zannettiğin o göz yaşlarını…
Korkularımız vardır,çocukluğumuzdan beri gelen...
Zaman zaman kabus olur çöker üstümüze...
Oysaki,küçülür zanneder korkuları insan büyüdükçe...
Aksine...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!