Şehidine sahip çıkmayan Millet!
Zengin olsa Ne olur? Helak olsa Ne olur?
Ruhunu kaybetmiş Millet!
İlerlese Ne olur? Yerinde saysa Ne olur?
Dinini yaşamayan Millet!
Haram yese Ne olur? Yemese Ne olur?
Gökyüzünü sarmışken gri tonlu kasvet bulutları...
Islatıyor sokağı ,inceden yağan yağmur damlaları...
Yerler ıslak,gökyüzü bulutlu
ve insan umutsuz da olsa...
1
Ey! Yücelerin yücesi, Ulu Allah'ım...
Aciz bir kulun olarak senden dileğim,
Şehitlerden say tüm neferlerimizi.
Budur ancak emelim.
Önce, sevmeyi öğreneceksin. Yalnız öyle sloganvari klişe sözlerle öğrenmeyeceksin.
Kalbin olacak işin içinde, vicdanın devrede olacak. Hani diyorlar ya neydi adı "empati"...
İşte onu damarlarına kadar hissedeceksin mesela. Aslında biliyor musun sevmem böyle yabancı sözcükleri. Ama sevmekse meselemiz ne yapalım onu da seveceksin...
Baktığında doğaya, Mecnun gibi Ferhat gibi ne bileyim Kerem gibi hatta Romeo gibi bakacaksın.
Onu hafife almadığım için hayatla hiç anlaşamıyorum…
Anlamıyor ki beni,
anlatamıyorum…
Farkındayım…
Oyunu kuralına göre oynamıyorum…
İstediği sadece sahte gülücükler benden, hissediyorum…
Ötme demişler ya sana ,neden?
Güya derde dert katarmışsın, öttükçe sen...
Sen öt! yeter ki ben dertlenem...
Senin sesinle dertlenmek ne güzelmiş...
Vazgeçemediğim bir oyuncağım vardı...
Derme-çatma tahtadan,
Tekeri bilyeden,
farları gazoz kapağındandı...
Onu yapan koca yürekli bir adamdı...
O adam...
Seviyorum bu şehri…
Daracık sokaklarını…
Tarih kokan havasını…
Öksüz bırakılmış kara toprağını…
Seviyorum bu şehrin bakir kalmış insanlığını…
Şiir okumak,
Ne basbas bağırmak
Ne de dövünüp ağlamaktır...
Şiir okumak,
Şairin duygularını anlayıp,
dinleyiciye aktarmaktır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!