Çocuk dediğin;
Elleri çatlayıp,kanamalı...
İşçi olduğundan değil!
Çocukça enek*oynamaktan olmalı...
Çocuk dediğin;
Düşün! ...
Bir sabah uyanmışsın...
Korkuların başa gelmiş...
Herşeyini emanet ettiklerin, ne varsa hiç etmiş! ...
Düşün! ...
Tepeden gören bir köyde doğdu
Şehr-i Zile'yi...
Bırakın İstanbulu hayal etmeyi...
Zileye bile zor giderdi...
Kırk yıl düşünse bile,
hiç aklına gelmezdi...
Belki eşine methiyeler dolusu şiirler yazamadı...
Yalnız,
onu o kadar çok sevmiş olacak ki
Yıllarca ona bir bebekmiş gibi baktı...
Kaybettiği gün eşini
Ben, gecelerin adamıyım...
sahteliklerden kaçar,
gerçekleri yaşarım...
İşte bu yüzden
Gelecekler geldiği zaman,
Hep bir sonraki gelecek, beklenecek.
Sanmaki insanoğlu ömrün zevk-sefa içinde sürüp gidecek,
Bu dünya yalancı dünya elbet birgün sonu görülecek;
Her başlangıcın bir sonu vardır,ölümdür asıl beklenen gerçek!
................
Mecnun Leyla'ya,
Ferhat Şirin'e,
Kerem Aslı'ya,
Bense sana bağlanmışım.
Leyla Mecnun'u,
Sen,
ağlama çocuk..
Yüzün hep gülsün.
Gözyaşı yakışmıyor yüzüne...
Sen gül ki!
Dünya gülsün...
Ölüm sessizliği sarmıştı tüm siperlerin içini…
Bekliyordu,Mehmetçik o son “ölüm” emrini…
Onlar ki bunun için gelmemiş miydi? ...
Her biri vatan için şehit düşmeliydi…
Zaten her yüreği yananın buydu son dileği…
80'lerde çocukluğumuz,
90'larda gençliğimiz geçti...
O dönem çoğumuz arabesk yaşamı benimsedi...
Ferdi-Müslüm-Orhan Babayla kederin dibine vurup hüzünlenir,
Cem KARACAyla feleğin tekerine çomak sokup,
Barış MANÇOyla dünyayı gezip,öğütlerini dinlerdik...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!