Bir seher vakti yol verdim
İçimi kemiren ne varsa
Dere boyu sürüklendiler
Sap sarı bir güneş var şimdi
Baharın kokusu burnumda
Yalnızlığın telaşı var üstümde
Sakin bir kasabada hayallerim
Hani dalgaların sahiline vurduğu
Bir Yeşilçam klasiği düşlerim
Öyle arkanı dönüp gitme
Küslük yakışmaz samimiyetimize
Sen ki beraber ağladığım güldüğüm
Beraber yollarda yürüdüğümdün
Şimdi ne oldu nedir bu kördüğüm
Fitneler mi girdi aramıza
Gökten yağan yağmur tanesi kadar çok hüznüm
Yalnızlığın beyhude çabası artık şiir yazmak
Ağlamak karanlıkta kalmak
Bir anda on yaş yaşlanmak
Göz pınarlarım inatçı
Ha aktı ha akacak
Ufka doğru bir yelken açmak istiyorum
Sıradan bir sandalla,okyanusları geçip
Fırtınalar atlatıp güneşi görmek...
Zamanın denizin dibini boylamasını
Sabır kıyısına yanaşıp
El ele göz göze
Gizli bahçemde
Kökleri bende
Kızıl bir goncadır kızım
Saçlarını bahar rüzgarlarıyla tarar,
Uykusunu baykuş gibi izlerim
Usul usul rüyasını dinlerim
Üstüme geliyor gökyüzü
Bulutlar küskün sanki
Göğün yüzünde arıyorum
Kaybettiğim hayelleri
Ne aşk ne meşk bizim davamız
Bir yol var biliyorum
Haber izledikçe içim yanıyor
Kardeşler kardeşe nasıl kıyıyor
Mal için nefs için vicdan susuyor
Dünya çekilmez oldu yere batası
Trafik yolunda hep kavga dövüş
İki çift lafım var ,haldan bilene
Sözüm var, iki gözüm sözün üstüne
Kötünün kılıcı ,dökülsün yere
Hemencik hesabın sorasım gelir
Susanın dilleri lal olsun misal
Çocukluğuma iniyorum gözlerim kapalı
Aklıma geliyor koca bir ömür
Önce yanağıma konmuş öpücükler
Gülen gözler neşeli sözler
Ve serotinin saflığı damarlarımda
Özgürlüğüm ve korkusuzluğum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!