Uçmaya kanat gerek
Doymaya ekmek
Şaire çile gerek
Yazmaya yürek
Bu gün biraz kırgınım yola koyuldum
Sahile vardım da şöyle oturdum
Habersiz gitmişim dosttan soruldum
Dönüş yok maziye şimdiyi yaşa
Martılar çığırtkan neşe getirdi
Bir seher vakti yol verdim
İçimi kemiren ne varsa
Dere boyu sürüklendiler
Sap sarı bir güneş var şimdi
Baharın kokusu burnumda
Yalnızlığın telaşı var üstümde
Sakin bir kasabada hayallerim
Hani dalgaların sahiline vurduğu
Bir Yeşilçam klasiği düşlerim
Öyle arkanı dönüp gitme
Küslük yakışmaz samimiyetimize
Sen ki beraber ağladığım güldüğüm
Beraber yollarda yürüdüğümdün
Şimdi ne oldu nedir bu kördüğüm
Fitneler mi girdi aramıza
Hadi git buralardan
Bavuluna sığmaz bunca yaşanmışlık
Bir akşam üstü git
Bir oda dolusu yalnızlık bırak bana
Hemen git, dilin kemiği yok,
Gökten yağan yağmur tanesi kadar çok hüznüm
Yalnızlığın beyhude çabası artık şiir yazmak
Ağlamak karanlıkta kalmak
Bir anda on yaş yaşlanmak
Göz pınarlarım inatçı
Ha aktı ha akacak
Ufka doğru bir yelken açmak istiyorum
Sıradan bir sandalla,okyanusları geçip
Fırtınalar atlatıp güneşi görmek...
Zamanın denizin dibini boylamasını
Sabır kıyısına yanaşıp
El ele göz göze
Gizli bahçemde
Kökleri bende
Kızıl bir goncadır kızım
Saçlarını bahar rüzgarlarıyla tarar,
Uykusunu baykuş gibi izlerim
Usul usul rüyasını dinlerim
Üstüme geliyor gökyüzü
Bulutlar küskün sanki
Göğün yüzünde arıyorum
Kaybettiğim hayelleri
Ne aşk ne meşk bizim davamız
Bir yol var biliyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!