Sen, senden bekleneni yap.
Ne mi yapacaksın?
Be hey eksik,
Tabi ki erkeklerin dediklerini.
Erkek babanın,
Erkek kardeşinin,
Zifiri karanlık, tozlu ve buz gibi bir hava
Önce bir öksürük, boğaz yanması
Sonra birden beyne vuran şiddetli ağrılar
Ne mi oldu bana?
Enkaza dönmüş bir binada
Mahsurum, yaralıyım ben
Ey güzel kadın, sevda mı bu
Gözlerinden çağlayıp dökülen pınar misali
Kadehler dolusu içsem sevdandan
Sarhoş olsam, her hücrem sevdaya doysa
Ellerinin yumuşaklığına sığınsam
Tut beni, sev beni
Bir Eylül daha geldi yine
Barışla başlayan Cenge ile biten
Hüzünlere açık, yeni umutlara gebe
İlk defa okula gidecek kimi yavrular
Uzun, yorucu, düşe kalka geçecek bir okul yılı
Tütünler kalkacak tarladan Adıyamanda
Bakışların beni tereddüt ettiriyorlar
Git derken kal da diyorlar
Bırak beni derken gitme de der gibiler
Arafta kalan ruh gibi kalbim
Her ne kadar umutlanmamak gerekse bile
Acaba benimle gel desem son bir defa
Bahardı kapıdan, pencereden gülümseyen
Ben geldim der gibi evime dolardı usulcacık
Göçmen kuşlar da gelirlerdi çok gecikmeden
Yine yaza varacaktı günler
Yine meyveye duracaktı bahçedeki kayısı ağacı
Çocukluğum kayısı, dut, incir ağaçlarının üstünde geçti
Neden geldin neden gittin
Ben anlamadım, sen de bilmiyorsun
Akıl sır erdirmek zor sana
Hayat işte bu
Gelenle giden arasında geçen
Zamanların bütünü
Gidersen,
Adın kalır bende
Yüzün kalır bende
Sesin kalır bende
Kokun kalır bende
Her nerede olursan ol
Gördün mü dün, evvelsi gün
Gördün mü ateşte yananı, yakılanı
Gördün mü yanan canlar üstüne tepinenleri
Yanmış olmak yetmezmiş gibi
Orada olduğu için suçlananları.
Gördün mü iftira edilenleri
Gördün mü susanı,
Beklerken adında saray yazan
Adalet binası önünde
Hakkını istemektir tek derdi
Oturur bir anne, evladının gömleği elinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!