Bir araya gelip bir birimizi methedip duralım.
Sen beni, ben seni, hep beraber bizi övelim.
Yüzlerce memleket içinde bizim ki bir tanedir.
Yine binlerce şehir içinde en güzeli bizim şehir.
Çekilmiş nur-u sima yüzünden,
Bak ne hale gelmişsin.
Güzel diyor dünya ehli,
Güzellik nedir bilir misin?
Çekilmiş cennet kokun teninden,
Nedir bu riya
Nedir bu kibir,
Nedir bu dava,
Nedir bu gurur,
Nedir bu şöhret,
Nedir bu özgüven,
Yürüdüğüm bütün yollar sana çıksa,
Günlerim senle başlayıp senle bitse,
Yegâne teslimiyetim yalnız sana olsa,
Bütün kayboluşlarım sende bulunsa,
Düşüncelerim yalnız sana odaklansa,
En büyük derdim, senin davan olsa,
İnsanın fikir dünyası, nerede durduğuna bağlı.
Bir yerin kıymeti orada bulunmasıyla alakalı.
İyi ya da kötü olması bakışıyla doğru orantılı.
Anlayacağınız O neredeyse, doğru oralı!
Firavunun sarayından bakar; Musa’yı hain görür.
Gözlüğümü taktığımda fark ettim,
Bakışlarımın renginin solduğunu.
Bağırarak konuştuğumda fark ettim,
Kulağımın renginin solduğunu.
Gök kubbenin altında yorgun bir sevda sunayım.
Hazan yağmurlarında ıslanmış bir söz edeyim.
Hasret dudaklarda âmini olan dua fısıldayayım.
Arkadaşların gibi, “bu can sana feda” diyeyim.
Mazinin derin derelerinden kopup geleyim.
İnsan doğar, büyür yol alır.
Yolda arkadaşları olur,
Sınıf arkadaşı,
Sıra arkadaşı,
Oyun arkadaşı,
Yol arkadaşı,
Dün çoktan geçti, hayıflanma geri getiremezsin.
Yarın henüz meçhul, istesen de ona ulaşamazsın.
Bugün hepimize yeni, pırıl pırıl bir gün verilmiş.
Henüz açılmış, ne bozulmuş, ne de yıpranmış.
İnsan, çocukken olduğu gibi dost doğru olmalı,
Bir o kadar cesur, büyüyünce de öyle kalmalı,
"Öğretmenim Ali kopya çekiyor" diyebilmeli.
Kötü ve kötülükleri şikâyetten vazgeçmemeli.
"O yaptı" demeli, haksızlığa ortak olmamalı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!