İstersin hep güleyim, yüzüm hiç ekşimesin.
Gülücükler dağıtayım, kaşlarım çatılmasın.
Hiç öfkelenmeyeyim, kızmak onlara kalsın.
Şarkılar söyleyeyim, içinde ağıtlar olmasın.
Ne istersin ey nefsim başka söyle...
Dünya menzillerinde umursuzca dolaşıp dururken,
Kim bilir hangi yaban otlar büyütmekte toprağım?
Bitmeyen hülyaların sırma saçlarını tararken,
Kim bilir beni kurtaracak, hangi güzel amelim?
Sonradan olduğunu sanmıyorum, ta işin başında amacınız kirletmekti.
Kelimeleri kirletmekle başladınız, sonra güzel olan ne varsa kirlettiniz.
Önce, değerlerimizi, inançlarımızı, itimadımızı, sadakatimizi kirlettiniz.
Geçmişimizi, geleceğimizi, içimizde yaşattığımız umudumuzu kirlettiniz.
Takındığınız din kisvesi altında, insanın ilk ve son sığınağı dini kirlettiniz.
Örgütünüze dini cemaat adını vererek, cemaat kelimesini kirlettiniz.
Hangi teknenin hamurun da yoğruldunuz?
Hangi oyunun kötü karakterisiniz?
Neye ve kimlere hizmet ediyorsunuz?
Bunların hiçbirini bildiğinizi sanmıyorum.
Bilinen bir şey var, aynı tezgâhın ürünü,
Küçük bir nazardır, rahatsız eden.
Küçük bir atışmadır, kavgayı başlatan.
Küçük bir sözdür, dostu düşman eden.
Küçük bir öfkedir, insanı zindana atan.
Küçük bir tozdur, gözü rahatsız eden.
Küçük bir damladır, bardağı taşıran.
Huzura yolculuk öğretir, davetin değerini,
Yalnız yaratana ibadetin kıymetini,
Peygambere ümmet olmanın önemini,
Mekke'nin mükerrem, haram olduğunu,
Medine'nin münevver, medeniyetini,
Kâbe'nin gönülde yaşanan heyecanını,
Diyar-ı gurbetten...
Memleketim, yamacında bile hasretini çektiğim.
Sormaz mısın, ırağına düştüğümde nicedir halim.
Diyar diyar gezsem, sonum kucağında olsun isterim.
Sen her şeyinle kabulümsün, inci yeşili memleketim.
Usta, bana mutluluğun resmini çiz.
Paletini mutluluğun renkleriyle doldur.
Mutluluk adına salla fırçanı tuvaline.
Bütün güzel renkleri al, siyah olmasın.
Gökyüzünün renkleriyle beze sayfanı.
Denizin mavisini, yeryüzünün yeşilini.
Üstadım, bana mutluluğu anlatır mısın?
Şiirin mısralarında, şarkının güftesinde,
‘Bir aşk hikâyesi’ diye başlayan roman da,
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,
Bir varmış, bir yokmuş türü masallarda,
Mutluluğu anlat şair, sadece mutluluğu.
Mutluluk formülünü çıkarıp, tanımlayalım.
Mutluluk üzerine afili cümleler kuralım.
Mesela; mutluluk gerçekleşen hayallerim.
Ya da benim için mutluluk başardıklarım.
Kendimi sevmek ve özgüven duymalarım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!