Sevgili dostum,
Okuduklarını seçiyorsun, seyredeceğin filmleri de,
Dinlemek istediğin şarkıları, gazete ve kitapları da,
Birçok insan arasında dostlarını itinayla buluyorsun.
Akrabaların içinde kendin gibilere daha da yakınsın.
Varsa söylenmemiş bir söz ben edeyim.
Lal olan dilim döndükçe hep sen diyeyim.
Kalmışsa yazılmayan naatın, ben yazayım.
Çıkmıyorsa yollar sana, adım atmayayım.
Güzel de olsa hayat, baharında bırakayım.
İzin ver kapında bir Kıtmir'in ben kalayım.
Şefkati yaşatan aile, evlatları ben olayım.
Fedakârlığı gösteren eş, seveni ben olayım.
Paylaşmayı bilen kardeş, sırdaşı ben olayım.
Dostluğu yaşatan insan, arkadaşı ben olayım.
Okumayı sevdiren hoca, talebesi ben olayım.
Sanatı sevdiren usta, çırağı da ben olayım.
Ölmek var dostum hem de bir hiç uğruna.
Kader ağını ördü, Azrail ise vazifesini.
Amcaoğlu katil, öfke ise bir garip sebep.
Bir tabanca ve ondan çıkan üç kurşun.
Hepsi bu kadar, bir başlığa bir sütun.
Bir kadın öldü dediler…
Asırlık bir çınar yıkıldı.
Gözyaşıyla ağıtlar yakıldı.
Dualar okundu ardından.
Kadın öldü mü âlem ağlar…
Ocaklar söner, öksüz kalır geride bıraktıkları.
Yeşil Bursaydı adı eskiden, sorsalar saatlerce anlatır,
Ahmet Hamdi"nin “Bursa’da Zaman” şiirini okurdum.
Uludağ yamaçlarından, lodos rüzgârına bağrımı açar,
Tophaneden, şehrin sembolü yeşil türbeye bakardım.
Ulu Caminin içindeki havuzlu şadırvanda abdest alır,
Evliyaların ruhaniyetiyle vaktin namazını kılardım.
Ne kadar put dikmişsiniz içimize hocam,
Ömrüm diktiğiniz putları yıkmakla geçti.
Bize bir ömür daha verse hayatın sahibi,
Sanırım, siz put dikecek ben yıkacağım.
Günahsız, bakir, çocuk masumu yüreğimize,
Hadi isyan edelim, küselim dağlara haberi olmasın.
Kor ateşte yakalım, cürmümüz kadar yer kaplasın.
Dostun vefasını ölçelim, kapılar yüzümüze kapansın.
El açana yardım edelim, alçakça arkamızdan gülsün.
Fakir fukaraya acıyalım, dönüp sırtımızdan vursun.
Rabbim Elif'imizi gonca gülüme sararak gönderdin.
Hoş geldin cennet kokulum, bahar müjdeleri getirdin.
Yarım kalan bir şeyler vardı, eksiğimizi tamamladın.
Yaşlı dünyaya, gencecik bembeyaz gülücükler verdin.
Ömrümüzün ahirinde, bizlere bahar heyecanı yaşattın.
Gecelerimize yıldız misali doğup, ilahi bir lütuf oldun.
Ey şehri İstanbul seni uzaktan seviyorum.
Sana yakın olmaktan oldum olası ürküyor,
Zaman zaman kısa ziyaretlerle yetiyorum.
Geldiğim de en tepeden seni seyrediyor,
Çamlıca'dan boğazın kokusunu çekiyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!