YOL BULALIM
Derde derman, vermiş Rabbim
Arayıpta, em bulalım
Kaf dağının, arkasına
Gitmek için, yol bulalım
Hem götürür, hem getirir
Gelene hasret bitirir
Giden, bakar arkasına
Kalan, sevdiğin yitirir
Erken kalkan, yol yürümüş menzile
Biz yeni başladık, kaldık geride
Felek bize yanaşmıyor tenzile
Biz yeni başladık, kaldık geride
Bitti bütün gaile, geldik ömrün sonuna
Koydular bir tabuta, girdiler dört koluna
Koştururlar kabire, belli işin acele
Allah(cc) versin kolaylık, bu bîçâre kuluna
İlk imtihan kabirde, soracak münker, nekir
YOL VE YORDAM
Bütün saflar nettir, herkes yerinde
Oluklar çift, kirde akar, irin de
Biri küfre düşmüş, îmân birinde
Herkes amelinde, faili muhtar
YOL YORDAM BİLENE
Kimler gelmiş, kimler geçmiş dünyadan
Kimi bu dünyayı, batırır gider
Rızkının peşinde, koşar kimisi
Kimi gölgelikte, oturur gider
'' Sayvantın altında akşam güneşinin batışını izleyen yaşlı yörük, su yolundan birkaç keçi ile gelen torununu görünce eski günleri hatırlar ve dertlenir''
Sürüm vardı, göremezdim sonunu
Yolda gördüm, beş keçiyle torunu
Bineğim yok, yaya geldim yolumu
Yağız atım, doru tayım, kır kısrağım nerede
İnce belli, nazlı dilber
Sen dalında ,beyaz gülsün
İste benden, ne istersen
Yalnız senin, yüzün gülsün
Kara gözün, güneş midir
Şu yüce dağların, başı kar mıdır
Elinde testisi, gelen yȃr mıdır
Benim sevdiğimden, güzel var mıdır
Güzel yaktı beni, nâra döndürdü
Kara saçlarımı, kara döndürdü
Tasavvufta Derviş Yunus
Dışı tahir, onda hulus
Dünya kocaman bir fanus
Biz bir damla, o okyanus
Sürç-ü lisan ettik belli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!