SELÇUKLUNUN İZİNDE
Selçuklu mührünü, işlemiş taşa
Ahlat, Adilcevaz, Erciş, Gevaş’a
Malazgirt’te Alparslan’ın Ordusu
Beş misli düşmanla, girdi savaşa
Bir lokmayı, paylaşıp da yiyene
Bir kabanı, üç-beş kişi giyene
Vatanımız, candan aziz diyene
Ülkücü denirdi, seksen öncesi
SELAM
Yanımdan, sessizce geçen kardeşim
Esirgeme, kardeşinden selamı
Neden biz bizlerden, uzak dururuz?
Bilmezmisin selam, Hakkın kelamı
SENDE DEĞİL
Çoğu insan, tercih eder, basiti
Yemek rutin, zorunlu hal, fasiti
Islah etmez, nasihatin, müfsiti
Zaman kötü olmuş, suç sende değil
SEN DERSİN EYVAH
Elinde olanın, kıymetini bil
Sahip olamazsan, edersin zâil
Vardan yoğa düşme, olursun rezil
Giden geri gelmez, sen dersin eyvah
Geldik Âhir Zamana, yoktur senin gibisi
İnsanlar çok riyakâr, güvenilmez hepisi
Yemin billah etse de, inanma sözlerine
Çok azı mert kalmıştır, namert olmuş gerisi
SENLE GİDER
Zâlim bakar gözüne, baka baka kanırır
Milyonlarca mülteci, zor şartlarda barınır
Tövbede sebat eden, günahlardan arınır
Rab mazlumun sahibi, dokunur gayretine
SEN VE BEN
Akıl tabi olmaz, ise îmana
Nefis kapı açar, o dem gümana
SEN YAPTIN DİYE OLMAZ
Ummadık taş baş yarar, kimseyi görme küçük
Kainatta nizam var, her şey tartık ve ölçük
Bazı aklı evveller, görse de bölük, pörçük
Hikmetlerle doludur, kainatta her fiil
Gitti yeşil baharım, savruluyor yapraklar
Yağmur ve karı bekler, bereketli topraklar
Her bir canlı müştaktır, Hâlikın rahmetine
İmkânlar genişlesin, yakın olsun ıraklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!