KENDİNE GEL!
Bu nasıl anlayış, bu nasıl düzen
Kimse dediğine, göstermez özen
Umutsuzluk, zirve yapmış, insanda
Çoğalmış iyice, hayattan bezen
KERÂHATTAN KERÂMET OLMAZ
İçin yanıyorsa, çıkmaz dumanı
Fırtınada gemi, arar limanı
Ayıralım, tane ile, samanı
Bilenle bilmeyen, elbet bir olmaz
Gökyüzü bürünmüştü, bakır rengine
Gemimiz açıldı, süzülerek engine
Kıyılar birer, serap gibi kayboldu
Denizdeki martılar, yıldızlar kadar boldu
Duygusuzdur, kilometre taşları
Engelliyor hayalleri, düşleri
Ne bir selam, ne bir haber geliyor
Kötü oldu, bu garibin işleri
Duygusuzdur Kilometre taşları
Kimileri bilmez gibi
Sürerler işi yokuşa
Sanki bir inatçı keçi
Yaşar tokuşa tokuşa
Normali bekleme ondan
Beni kimse anlamaz, ne söylesem boşuna
Ha taşa söylemişim, ha da puhu kuşuna
Anlar gibi gözükür, sallar başı arada
Sürer seni, bilesin, yolların yokuşuna
KİME DOĞRU
Su misâli, akar zaman
Boş geçirme, aman aman
En kıymetli, değer îmân
Yaklaşırız, sona doğru
KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE
Birbirinin, sırtlarını, kaşırlar
Al gülüm ver gülüm, olmuş dünyası
Beşik mezar, yüklerini taşırlar
Nemalanmak, bu dünyanın furyası
KİM KİMDİR
İçinde bir ukte, kalmışsa eğer
Aklına gelince, yanıyor ciğer
Gün geçtikçe artar, yitikte değer
Unutulmaz, yüreğinde dert olur
Yeni bin yıl başladı, vaziyet çok karışık
Herkes düşman birbirine, hiç kalmamış barışık
Hak, adalet, liyâkat, unutulmuş kavramlar
Birileri dolaşmakta, belinde hazır kaşık
Amerika başkan yapmış, seksen yaşlı Bideni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!