Son bir kez baktığım,
bu sefil dört duvar,
benim odam.
Bir başımaydım.
Her köşesinde göz yaşımı,
ve birsam birsam anılarımı,
Bir yanım yokluk,yıkık viran.
Bir yanım sürgün.
Bir yanım feryad-ı figan.
Suskun bir yanım..
Yıldızlarla konuşurum,buluşurum her akşam.
İçlerinden biri sen olur,farkında olmadan gözüme,
O kıymetlimdir işte,kıyamadığım,bakamadığım.
O'na ağlarım sana ağlamış gibi.
Naçar kendimi,böyle avuturum her akşam.
Sen kokan çiçeğim elimde,sana uzatırım her akşam.
biliyordum;
birden yağmurun bastıracağını,
karanlığın çökeceğini üstüme.
Belliydi yanacağı,
bir kor ateşin göğsümde.
Yolların kapanacağını biliyordum,
Ömür dediğim,sırtıma vurulmuş,
şu çulpara heybe,
elim ve çetin geçmekte.
Zaman bir tehev vür içinde,
gelir üstüme üstüme.
Dünya denen köhnemiş,
Acemi kelimelerim anlatamıyor yalnızlığımı,
kâfi olmuyor ne desem.
Tenha sokaklarda kaldıramıyor artık beni.
Zaman geçtikçe artıyor,
yüzümdeki,derinleşen çizgiler.
Kimin haberi olur ki;
son bildiğim o karanlığa
yürüyüşünü gördüm
baygın gözlerine dalıp dalıp
bir yandım bir söndüm dayım.
bir gecenin serin rüzgarında
Yürüsem üstüne gecenin,
karanlık;
koynuna alacak beni.
Beynimdeki,
binlerce manasız kelimenin,
sırrı saracak;
kirpiklerim bile kırpmadan,
bir toprak yola bakar,
bu yaş dolu gözlerim.
Sensiz;
yüreğime cam kırığı,
şu gecelere inat olsun.
Kör bıçak dayadılar boğazıma,
o sabah.
Ölüm meleği geldi sandım,
alem omuzlarımda bekledim,
al ağırlığıydı sanki,
kımıldayamadım..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!