Kapkara iki gözün ucunda, sen bir gölge gibi
Gerçekten de çok uzaktasın, ulaşamadım sana
Uçsuz bucaksız çölün koynunda, ben de kumlar gibi
Savruluyorum da rüzgarınla alışamadım sana
Seni ve
Ne gelir elden
Bir var bir yok uzaktan gelen
Selam olup çıktığında duvarın ardından
Kıpırdanmaya başladığında ruhumda bir taraf
Ağır ol diyen his çıkar ortaya da
Bu hissettiğim şeyin adı
Çaresizlik mi acaba
Elim kolum bağlı değil ama
Yapacak bir şey de bulamıyorum
Ondan bu çelişki galiba
Karanlıktan korktuğun zamanlar gözünde en güzel anıyı canlandırırsın
Beraber üç beş kişisinizdir ya da
Sevdiğinle baş başa kaldığın andır sahne
Elini tutmuşsundur birilerinin
Sıkıca kavrarsın farkında olmadan yorganını sıkarak
Sonra onun gözündeki bir bakışı yakalarsın
Ak gün
Aklımda yarını saklı sabah gün
Ağartısını tesbihimde sakladığım safak
Yuvarlanan kayalar gibiyim
Ardım sıra gelen toz duman kötülük
Bir an olsun bırakmazken peşimi ve
Gittiğin yerlerde ne haldesin kim bilir
Yalnızlığı almıştın yanına
Aklında binbir telaş varken
Aşksız bıraktığın ben değildim sadece
Gittin ya nasılsın kim bilir
Kurban olayım sana
Sev beni ne olur
Ömrüme karşilık olsun
Gül bana ne olur
Sana eller bakmasın
Köşeyi dönünce karşına çıkıveren en yakınının yüzünde bıraktığı ize benziyor sesinden geriye kalan...
Alışkanlıkların bir yerden sonra kanıksandığı zamanlar vardır ya hani! Farkına varmadan başlarlar hani. Bir yudum içkiyi izleyen sonra ki yudum gibi
Durduk yere özlenilen ve aslında özlenmeye gerek olmayan şeyler vardır ya hani
Hah işte o misal bir tat bırakıyor insanın damağında. Ki oysa her gün zaten alıyorken o tadı senli zamanların içinde. Ama yine de özletiyor işte bilinçsizce.
htmlP align=centerDIV style='BACKGROUND-COLOR: #333333'/pfont face='Monotype Corsiva' color='c5c761' size='2'
İki kelime gün ola bir gün
Düşmüşler yola şafak vakti
Dere tepe aşılmış
Ovalardan sonra doru bi dağın eteğinde
Sazı dala asılmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!