Sahip çıkamadın acılarıma,
Bir acı da sen ekleyip,
Bıraktın beni kör karanlıklarda.
Sahip çıkamadın saf sevgime,
Bir darbe de sen vurup çekip gittin.
Çocukken tek düşüncen eğlenmek:
Arkadaşlarınla oyunlar oynamak,
Komşularda çörekler, tatlılar yemek,
Dışarıdan oyun için eve gelmemek.
Gençken tek düşüncen gezmek:
Kıvırcık saçlarıma aklar düştü,
Dün dost olanlar bugün bana küstü.
Birçok insan bu aralar gözümden düştü,
Bunu fırsat gören akbabalar başıma üşüştü.
Ben çok savaştım ama artık yoruldum,
Bana yaşattıklarından sonra gülebilirsen,
Helal olsun derim sana.
Benim ahımı aldıktan sonra mutlu olabilirsen,
Tebrikler dilerim sana.
Belki de mesele hiç kimse değildi… Belki de ben, her şeyi olduğundan daha derin yaşayan biriydim. İnsanlar basit konuşuyordu, ben ise her cümlenin içine anlamlar yüklüyordum. Ve en çok orada yoruldum.
.
Artık her şeye aynı yerden bakmıyorum. Eskisi gibi herkesi “iyi” ya da “kötü” diye ayırmıyorum. Çünkü öğrendim ki insan tek bir şey değil. Hem doğru hem yanlış olabiliyor. Hem yanında hem uzağında olabiliyor.
.
Ben de değiştim. Ama kötüye değil… daha sessize. Daha temkinliye. Daha izleyene.
.
Yakından canlı canlı göremediğim,
Ama hayalinle uykulara daldığım o gözler...
İçimde bir yerlerde saklı, en derinde,
Varlığınla hayat bulur her bir sözler.
✨
Sözlerin çok değerli, bir nehir gibi akar,
Zaman işte;
Kimine ilaç, kimine zehir...
Aslında sabredene ilaç da
Sabredemeyene zehir.
Sabreden iyileşir de
Sabredemeyen zehirlenir gider
Öyle insanlar tanıyacaksınız ki,
Öyle yüzler göreceksiniz ki,
Öyle yalanlar duyacaksınız ki,
“Niye bitmiyor?” diyeceksiniz.
Bazen çok sevileceksiniz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!