Akın Akça Şiirleri - Şair Akın Akça

Akın Akça

Aşağıda, geniş salona giden sınırsız hol’de yürüyor
Ve merdivenlere yapışan biri, zorunda yukarıdan bakmak

*

Bir tepe üzerinde -üzerinde kayaların, su ve sis geçirmez- durmak:

Devamını Oku
Akın Akça

Işıl ışıl
aydınlandı
bir anda ortalık! ! !

Yukardan geldi deli uzaylı.
Apansız

Devamını Oku
Akın Akça

Delirene kadar gülmek gerek
şu yeni jenerasyon Star Trek'çi Android misali,
duygu çipi takıldığında,
vücuduna

-değin deneyimlenene,

Devamını Oku
Akın Akça

Nostrus...
Tütsü
ve kazandaki önhavuzunda
tozun toprağın.
Gel bakalım beyaz dr. eskisi,
hemşire gömleğin benden.

Devamını Oku
Akın Akça

Sanıyorum olanca sessiz, bir mavi;
Ama buna kanmak için fazla lüksü yok.

Bir gömlek daha aşağısına
oturtup uğraşıyı bereketin;

Devamını Oku
Akın Akça

dedeyle torunu
birbirlerinin başuçlarında oturuyorlardı.
pencereden dışarıda
yağmur var gücüyle boşanıyordu.
bu dede,
delikanlı addetisi torunundan

Devamını Oku
Akın Akça

Kızgın çölde yürüdüler
Havadan, özel uçakla geçerken ücra ülkeleri
Rüzgarında elle kavranılamayan kanter zamanın

İndi sonra, bir vakit, hepsi;
Hüseyin Çağlayan ve mankenler dışarı çıktılar,

Devamını Oku
Akın Akça

Değerli; kıs kıs gülüyor o çizgi filmden, uzaktan özlemi izlerken …
(Küçük Tweety’nin Sylvester’i –peşinden- koşturması gibi)
Hoş, ama kedileşen ben oldum.
Annem de severdi izlerken değerliyi.
Uzaktakiyle anlaşırlar, anlaşmışlar.
Sessiz, kabullenmiş; ‘bir kişi’ yok..

Devamını Oku
Akın Akça

Adını koyamadım hala,
sen nesin, kimsin,
sen beni çok üzüyorsun.
bunca yıl beni tanıdın,
ama iteledin; ne yapmayı
kazanmayı umuyorsun.

Devamını Oku
Akın Akça

Mutluluğa giden dehlizler vardır,
karanlığın en kuytuya beşik.
Gün karartanı cinsinden hayatın,
ama solmasına muvaffakiyetsizlik.
Ve korku, bir geçiş-dizanteri;
köprülerin sağlamsa dönme geri.

Devamını Oku