Bilekleri çek sürüngen,
Kan pıhtısı orda.
Eskiden olduğu aldatmasın,
Korktuğun andır şu an.
Muse’lara gizlenmiş sirenleri gölge kayalıkların:
suçu olamaz önemsemeyip bilmedikleri için,
Orfe’nin ortaya çıkıp da
yardım edeceğini
Ulysses ve tayfasının kurtulmasında.
Onların amaçları birdi,
Severim baykuşları da;
Baharın
Püfür püfür, az da tedirgin
Geçişiyle yaza ulaşan
Ufak titrek perilerin sızıveren melteminin
Başucunda!
Altında Ay’ın, geceye karanlık çökmüştü
‘Zifiri siyah olmayan bir kirli kahverengi’ nin
Suları kıyısında, daha açıkça renkli,
Tepeler ve kir denizinden daha koyu ağaçlar
Yükseliyordu, barındırdığı canlılığı yutmaya nazır.
Bir silüet belirmişti tam da bu sırada:
A.
_ Yüzeye çıkıp güneş görmeye ihtiyacı vardı artık, zamanlar önce delik açarak buzun içinden sulara atlayan sinirli tabiatlı fok balığının baharda. (Mevsimler demek böyle geçiyor; güneş ve su, su ve güneş.)
_ (Dünya çadırı burası olmalı. Bezi aralayıp dışarı bakıyorum. Kesif ışın, yakın çevremdeki sıkı bukarörtüsü yüzeyinden gözbebeklerime doluşuyor. Büyüyor ve küçülüyor olmalı şimdi, o gözbebeklerine nüfuz etmiş yarıklar vardır ya, onlar. Çıkıyorum dışarı. Az uzak bir merhalede; burası, tabiatı gibi bembeyaz bir kutup ayısı görüyorum.) Kutup ayısı insan yavrusu yürüyüşü’nde; emeklerken, yeğincesine yoğun kar’ın üzerinde.
_ Buraların yerlisi, önce koklayan sonra da ne zaman harekete geçeceğini bilen, profesyonel bir fok avcısı yaklaşmış bir zaman önce, avlanmak üzre. Evine ekmek götürmek kavgasında olmalıdır, ve çocuklarına ve eşine. Ama fok ona saldırmış, ve öldürmüş her nasılsa. Duyunca hayli şaşırtmıştı hikayesi. Kaç zaman sonra bulmuşlar fokun açtığı delikten düşen cesedini, taşlaşmış bir halde çıkartılan onun ocesedini.
_ Yorulmayı aklından silmiş tilkiler şahit olurdu çadıra demin balık tutma dönüşü giren bazı adamların o çadırdan geri çıkışına: Kurutmaya çalışacaklar, tuttukları balıkları –çürümemesi için, aslında mideye indirmek için.
_ Yemeğini anne ve yavru ayıyla paylaşmayı pek istemeyen, şudeminki erkek kutup ayısı silkiniyor kutup güneşinin olanca görkemli parıldayan ışınları altınca: Yerden seken ışınlar her yeri aydınlatıyor. Bencil, erkek ayı; bir yandan da, nasılsa, gururlu, vakur bir pozda.
Kuyumcuya gitti bay Walter,
Yüzüğünü bozdurmak istedi.
- Olmaz!
Güçlü kişiliğin değiştiğinde
anlayacaksın sen
değişmeye başlamış bulunan
sabit değişmezleri.
ama hem bunlar hep
de hareket halindedirler..
ŞİİR ELEŞTİRİSİ-Mehmet Doğan
Eleştiri, bilgisi ve beğeni düzeyi yüksek, bilinçli bir okurun okuduklarını değerlendirme çözümleme ve yargılama çabasıdır.
MEHMET H. DOGAN
Elli yıla yakın bir süredir Türk şiir eleştirisinin içindesiniz. Bir Türk şiir eleştirisinden veya üslubundan söz edilebilir mi? Edilebilirse bu üslubun temel özellikleri nelerdir? Bu özelliklerin oluşumunda, hangi eleştirmenlerin katkısı olmuştur?




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...