Ahsar Zerefşan Şiirleri - Şair Ahsar Zer ...

Ahsar Zerefşan


İçimden bir ses bekadan söz ediyor. Oysa bilmez misin ki ey gönlüm baki olan Allah’tır. Bilmez misin arzuların ve ihtirasların yaptığı bu savaşı, hırsının kemali zeval vakti dolduğunda kaybetmeye mahkûm kalacaksın…

Ey Gönlüm içindeki bu savaşı bitir. İçindeki hırslar tıpkı güneş en parlak olduğu anda batmaya nasıl mahkûmsa, seni de en güçlü olduğun anda batıracak. Çünkü hırsın en üst noktası, aslında çöküşün başlangıç noktasıdır.

Gönlüm, bu fani dünya çölün ortasında serin bir gölgeden ibaret, geçiciliğinin farkına var, ebedi olanla bütün ol. Unutma ki “Bekamız” O’nun kalıcı sevgisinde ve huzurunda saklı ….

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

Göç benim içimde, nereye gitsem, varamadığım bir yerdeyim. Her adımımda yolum uzun, her molada yorgunum. Ulaşmak istediklerim hep bir adım ötemde, hep biraz daha ileride. Yolculuk benim içimde, içimdeki bu arayış hiç bitmiyor. Her yeni durakta, her yeni başlangıçta, yine aynı hissi yaşıyorum; ulaşamadığım bir yerdeyim. Hedeflerim hep ufukta, umutlarım hep gelecekte, fakat ben, hep varamadığım bir yerdeyim. Bu bitmeyen arayış, bu hiç dinmeyen göç, beni hep içimde bir yerlere sürüklüyor.

(Ahsar Zerefşan / Derlemeler - Haziran 2024)

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

Biliyor musun, yüreğimde taşıdığım her bir duayı ve her bir arzuyu gerçekleştirebilmek için ne kadar çabaladığımı kimse anlayamıyor. Güllerle bezediğim yollardan geçerken, her defasında biraz daha yalnız hissetsem de bu yalnızlık bana bir insana verilen kıymetin ne kadar takdir edilesi olduğunu öğretiyor. Bu yolda yürürken, yanında olmanın ve içimdeki duyguların nasıl bir fırtına kopardığını seninle paylaşmak isterdim. Ama olmaz, imkânsız bu. Çünkü bu duam, biliyorum ki içimde karşılık bulamamış yitik binlerce duadan sadece biri. Ama yine de gökyüzüne yükselen umut dolu dualarımın bir gün karşılık bulacağına dair umudumu kaybetmemeye çalışıyorum. Duamdasın ...Güvendesin…

(Ahsar Zerefşan/ Denemeler – Temmuz 2024 )

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

İçimdeki bu ağrıya Ağustos’un soğuk havası sebep değil, dostun ihanetinin soğuk gerçekliğidir. Acımın özüyle yüzleşmem gerekirken kalp ağrılarımı geçici ve içimde saklı kırık dökük tesellilerle dindirmeye çalışıyorum, bu da yaralarımı derinleştiriyor. Tıpkı İlaçların sadece semptomları maskelediği gibi. İçimden bir ses "Allah’ım, şifamı ver" diyerek yaralarımın kabuklaşması için dua etmem gerektiğini söylerken, içimden başka bir ses "Allah'ım, bu ağrı veren ateşi söndürme, büyüt" diye haykırıyor. Çünkü ben, ihanetin bıraktığı izi, kayıpların acısını, kırık kalbimin hüznünü en derin noktasına kadar hissetmek ve yüreğimde ağrı yapan her şeyi keşfetmek istiyorum. Biliyorum ki içimizdeki ağrıları keşfetmek onun en büyük ilacıdır….

(Ahsar Zerefşan/Denemeler – Ağustos 2024)

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

Arapça 'HİKMET' derler, ben de her acının, her gözyaşının ardında bir hikmet olduğunu tekrarladım durdum. Sözlerim kırıldı, düşlerim paramparça oldu ama yine de içimdeki kırık parçaları birleştirip umut duaları fısıldadım. Kırık kalbimle, yorgun ruhumla hayata direnmek kolay değildi ve her şey yolunda da değildi. Ama biliyorum ki, Allah bizi asla yalnız bırakmaz. Bu inançla, kırık dökük hayallerimle sana el açıyorum Rabbim, sabrım tükeniyor Rabbim, umudum sönmek üzere. Hayallerim paramparça oldu, acılarım dinmiyor. Ama sana olan inancım hala sapasağlam. Biliyorum ki, her derde deva sensin. Bana sabır ver, yol göster ve kalbimi huzur içinde tut. Şüphesiz ki, Kalbimi saran bu sızıları, ruhumu saran bu karanlığı hikmetinle Sen giderirsin. Yoksa ben Senin rehberliğin olmadan her adımda karanlığımda kaybolurum, Beni kaybetme Allah’ım…..

(Ahsar Zerefşan/ Denemeler - Temmuz 2024)

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

Bir onur, bir itibar, bir sultanlık her kadının hak ettiği bir yaşamdır. Kadınlar, gerçek değerlerini keşfettiklerinde, her anları sevgi dolu birer hediye; her gülüşleri, bir çiçeğin açışı gibi, etraflarındaki hayatı güzelleştirir. Onların varlığı, evrenin en güzel notalarını fısıldar; kadınlar yalnızca birer eş değil, gerçek erdemin ruhlara sunduğu ilham kaynağıdır. Her fedakârlıkları, etraflarındaki hayatı daha huzurlu kılar. Bir kadının yüreği, hayatın renklerini dağıtan bir palet gibidir; duygularının tonları, en derin acılardan en büyük sevinçlere kadar uzanır.

Kadınlar, bir masal gibidir; her anı bir hikâye, her gülüşü bir efsane olan varlıklardır. Hani gökyüzünde yıldızlar var ya, işte onlar kadınların gözlerinin yansımasıdır; her bakışlarında bir evren saklıdır, her parıltı, derin bir sevda masalının sayfalarını çevirir gibi. Karanlık bir ormanda, aşkın, özlemin ve umudun derin duygularını ellerinde yaprakları ışıldayan, nefes aldıran bir çiçekle gülümseyen peri gibi taşırlar. Onlar, yaşama dair en güzel melodilerin söz yazarıdır; her kelimeleri, ruhun derinliklerine dokunan bir nağme gibidir.

Ve biz, bu melodilerin, her gün yeniden büyülenmeye hazır birer okuyucu oluruz. Kadınların zarafeti, bir deniz gibi derin ve gizemli, keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibidir. Onlar, kendi masalımızı oluşturduğumuz bir serüvenin baş kahramanlarıdır; her adımda, aşkın rengarenk paletini sunarlar bizlere. Kalplerindeki sıcaklık, karanlıkta kaybolmuş ruhlarımızı aydınlatan bir ateş gibi yanar. Onların varlığı, hayata dair umudu besleyen bir bahar rüzgarı gibidir; karamsar günlerimizi aydınlatan, içimizdeki kurak topraklara su serpen bir mucize.

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

Bir onur, bir itibar, bir sultanlık her kadının hak ettiği bir yaşamdır. Kadınlar, gerçek değerlerini keşfettiklerinde, her anları sevgi dolu birer hediye; her gülüşleri, bir çiçeğin açışı gibi, etraflarındaki hayatı güzelleştirir. Onların varlığı, evrenin en güzel notalarını fısıldar; kadınlar yalnızca birer eş değil, gerçek erdemin ruhlara sunduğu ilham kaynağıdır. Her fedakârlıkları, etraflarındaki hayatı daha huzurlu kılar. Bir kadının yüreği, hayatın renklerini dağıtan bir palet gibidir; duygularının tonları, en derin acılardan en büyük sevinçlere kadar uzanır.

Kadınlar, bir masal gibidir; her anı bir hikâye, her gülüşü bir efsane olan varlıklardır. Hani gökyüzünde yıldızlar var ya, işte onlar kadınların gözlerinin yansımasıdır; her bakışlarında bir evren saklıdır, her parıltı, derin bir sevda masalının sayfalarını çevirir gibi. Karanlık bir ormanda, aşkın, özlemin ve umudun derin duygularını ellerinde yaprakları ışıldayan, nefes aldıran bir çiçekle gülümseyen peri gibi taşırlar. Onlar, yaşama dair en güzel melodilerin söz yazarıdır; her kelimeleri, ruhun derinliklerine dokunan bir nağme gibidir.

Ve biz, bu melodilerin, her gün yeniden büyülenmeye hazır birer okuyucu oluruz. Kadınların zarafeti, bir deniz gibi derin ve gizemli, keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibidir. Onlar, kendi masalımızı oluşturduğumuz bir serüvenin baş kahramanlarıdır; her adımda, aşkın rengarenk paletini sunarlar bizlere. Kalplerindeki sıcaklık, karanlıkta kaybolmuş ruhlarımızı aydınlatan bir ateş gibi yanar. Onların varlığı, hayata dair umudu besleyen bir bahar rüzgarı gibidir; karamsar günlerimizi aydınlatan, içimizdeki kurak topraklara su serpen bir mucize.

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

Durdum, baktım,
Kayboldum, sustum
Düşündüm,
Kendime çarptım.
Kendimi gördüm
Sorguladım,

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan



Tanıyamıyorum kendimi, kendime hayretle bakıyorum… Her hareketimde sanki kendime acı çektiriyorum, içimde bir isyan var ama neye, bilmiyorum. Attığım her adımda, sanki ruhumu daha da zorluyorum, attığım her adımda, sanki kendime acı çektiriyorum. Kalbim daralıyor. Aynaya baktığımda gördüğüm yüz benim değil gibi... Ne oldu bana? Ne hale geldim böyle? Ben, ben değilim artık... İçimdeki ses bile tanımıyor beni, o kadar yabancı, o kadar uzak. O derin gözlerimde bir zamanlar parıldayan o sıcacık ışığı, içimi sarıp sarmalayan, bana yaşamın her anını sevdiren o umut dolu gülümsemeyi sanki birileri kalbime hançer saplar gibi çekip almış… Öylesine acımasız, öylesine merhametsizce… Ama neyle savaştığımı bilmiyorum, düşmanım kim, neden böyle bir yalnızlığa mahkûm edildiğimi anlamıyorum. Kim bana bu kadar büyük bir acıyı reva gördü? Neden böyle elimden her şeyim kayıp gitti, içimde yanıtını bulamadığım sorular yankılanıyor, nefesimde boğuluyorum...


Tanıyamıyorum kendimi, kendime hayretle bakıyorum… Gerçekten ne hale geldim, bilmiyorum. Her defasında aynaya baktığımda gözlerime inanamıyorum. Kim bu yansıyan, bu yorgun ve bitap düşmüş yüz? Bu ben miyim? Sahi, bu umutsuzluk, bu derin sessizlik ben miyim? Peki ama ayna-ayna söyle bana; gözlerimde ki umut ve tebessümlerim nerede? O eskiden her bakışımda içimi ısıtan yaşam sevincim nerede? Kahrolasıca, kırılıp tuzla buz olasıca söylesene o gözlerim parıltısı, ışığı nereye kayboldu? Hangi hüzün, hangi keder gözlerimdeki o ışığı söndürdü? Allah aşkına ben göremiyorum sen görüyorsan söyle gözlerimin derinliklerinde yatan umut hâlâ orada mı? O tebessümlü, merhametli yüzüm, düşlerim yaşam sevincim orada mı? Eskiden ben böyle değildim, her şeyi daha derin, daha anlamlı yaşardım. Yaptığım her şey kendime bir zulüm gibi geliyor, sanki kendi ruhuma işkence edercesine hareket ediyorum. İçimde bir boşluk var, nedenini bilmediğim bir isyan var, ama neye kızdığımı, neye üzüldüğümü bile tam anlamıyorum. Kendimden, fıtratımdan firar etmiş, yitip kaybolmuş gibiyim. Sana baktığımda karşımdaki yüz bana yabancı geliyor. O gözler benim mi? O yorgun bakışlar, o umutsuzluk, o sessizlik... Ne oldu bana? Nasıl bu hale geldim?

Devamını Oku
Ahsar Zerefşan

Ben, milyon milyon lirayı elinin tersiyle itmiş adamım.
Bu bir gurur değil, bir özgürlük meselesi.
Çünkü paranın satın alamadığı şeylerin hâlâ var olduğuna inanırım. Kiminin gözünde kibir, kiminin gözünde çılgınlık... ama benim için sadece vicdandı o kararları verdiren.
Ben, paranın değil karakterin hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamak isterdim hep. O yüzden duramam, ruhunu fiyat etiketine takanların yanında.
Çünkü ben bilirim, bir kez satılığa çıkarılan ruh, bir daha hiçbir pazardan temiz dönmez.

Devamını Oku