Böyle mi solarmış bir şehrin çehresi
Şimdi görseniz onu, tanıyamazsınız...
Ne çıngırak ne parkta şen çocuk sesi
Artık hiçbiri kalmamış, duyamazsınız...
Tarifsiz bir donukluk her anımızda
Hasret bıraktın bir yudum mutluluğa,
Ulan hayat, benimle nedir bu derdin!
Hep savurup durdun yokluktan yokluğa,
Ulan hayat, benimle nedir bu derdin!
Gün ola, diyenlere hep kulak verdim,
Aklarla doluşur şimdi saçlarım,
Keder, demem gülüm; vazgeçmem senden.
Tükensin uğrunda gençlik yıllarım;
Heder, demem gülüm; vazgeçmem senden.
Razıyım yanmaya pervâne gibi,
Kurumuş bir gül gibi kaldım ortada,
Suya hasret kalıp, yananlardanım.
Bu ayrılık acısı girdi kanıma,
Şimdi bir meçhulde, yalnızlardanım.
Sensizlik sinemi yakıp duruyor,
Kirpiklerin ok olur bir bakışında,
Sen yaman bir avcısın, ben de şikârım.
Adını sayıklar kalp, her atışında,
Gönlüme yârimsin sen, ömrüme yarım...
Bîhaberdim, nedir yaşamanın şevki?
Sen gördüm baktığım her çehreyi,
Yüzünü gözlerimde sakladım.
Gittin; vurup paslı kilitleri
Gönlüme sevdayı yasakladım...
Hangi kabir aldı sevdamızı?
Tüm güzel sözleri atıp bir tarafa,
Nefretimi dizelere kusacağım.
O nahif edebimi kaldırıp rafa,
Bugün ben de kahpelere yazacağım.
Halepçe, Hocalı, Uygurlar, Myanmar...
Sen çıkıp gidince hasret bürüdü,
Meçhûl bir şehre döndü yüreğim.
O gidişin ömrünün son günüydü,
Seni bir kabre gömdü yüreğim.
İstemem! Gitsinler hayâlin, düşün,
Usulca kaldırıp başını yerden;
Buraya kadarmış, deyip de gitti.
Karanlıklar sardı dünyamı birden,
Yıldızları gökten söküp de gitti.
Anladım kararı kesin bu sefer;
Gâfil yakalar vermez hiç aman,
Aklımı benden çalar gözlerin;
Ne vakit baksam tutulur zaman,
Binbir hülyâya salar gözlerin.
Ruhuma sızar, o denli derûn,




-
Melih Okur
-
Melih Okur
Tüm YorumlarHocam severek okuyoruz
Hocam severek okuyoruz