Hadi git!
Hadi durma!
Bir hançer de sen vur sırtıma!
Bir görsen şimdi şu hâlini,
Zemheride üşüyen bir kuş gibisin.
Bir diyâr-ı efkârdayım ey yâr,
Sensizliğin koynunu mesken addetmişim.
Şimdi âfâkımda yalnız sisler var,
Bir meçhûlde yollarımı kaybetmişim...
Nicedir hiçbir ziyâ değmedi gözlerime,
Seviyorum! feryâdıyle gök kubbeyi çınlatsam
Bilirim ki, kulak tıkar, duymazsın sesimi,
Sana varmak için ne meşakkatleri aşsam
Yine de lâkayt, gerersin ayrılık perdesini.
İlkin gözlerin battı gönlüme,
Sonra uçsuz bucaksız bir yangın başladı
Yürek şehrimin orta yerinde.
Önce geceler uzadı, sabahlar olmadı;
Sonra can hiç rahat yüzü görmedi.
Artık ne yana baksam koskoca bir yalnızlık vardı
Artık her şey beyhûde...
Zaten, zoraki gülmelerle hep avuntularımız.
Bir tekerrürden ibaret değil mi, söyle,
Şu perîşan hayata kattıklarımız...
Yalnızlığın buğusu çöktü gönül penceremize
Kararım kesindi bu kez;
Bu kez kesin gitmeliydim…
Bir elimde bavulum,
Diğerinde harcanmış umutlar,
Yakılmış mektuplar;
Sırtımda mahzun çehreli bir ceket,
Yine gözleri değmişti gözlerime
Ama bu kez başka, bu kez soğuk…
Bu kez; gözlerimin ellerinden tutup
Ormanlar kuytusundaki bir pınar başına
İlân-ı aşk etmeye değil…
Bu kez mahzundu, bu kez donuk…
Usulca kaldırıp başını yerden;
Buraya kadarmış, deyip de gitti.
Karanlıklar sardı dünyamı birden,
Yıldızları gökten söküp de gitti.
Anladım kararı kesin bu sefer;
Gâfil yakalar vermez hiç aman,
Aklımı benden çalar gözlerin;
Ne vakit baksam tutulur zaman,
Binbir hülyâya salar gözlerin.
Ruhuma sızar, o denli derûn,
Kirpiklerinden sızan, efsunlu bakışa kandım.
Gözlerime hedef eyledim, güzel gözlerini.
Yüreğimdeki tatlı telaşı çocuksu sandım,
Giydim sırtıma, bilmeden, bu ateşten gömleği.
Zülfünmüş meğer meltemlerde burcu burcu kokan,




-
Melih Okur
-
Melih Okur
Tüm YorumlarHocam severek okuyoruz
Hocam severek okuyoruz