Yaşadığım sana hazırlıktır
Saat saat gün gün yaklaşırım
Koşa koşa geldiğimsin sen
Korkularımdan yırtılarak.
Yaşanmaz sandıklarımdan kopup
Vazgeçilmezleri geride koyup
Oysa geniş zamanlarımız olsun isterdim.
Güneş parlatsın bizi binbir mutluluklarla.
Ay üstümüze düşsün, akşam karanlığında,
Erimek bir tek gözlerimiz de olsun.
Lâkin nasıl da göğsümü parçalıyor gerçekler.
Bir sınırı yok yalnızlığın.
Bir sonu yok.
Çektikçe çekiyor içine, durmadan.
Oynuyor benimle hiç yorulmadan.
Gökkubbe üstümde duran pranga sanki.
Sıktıkça sıkıyor beni aralıksız.
Boşver
Ne sen sor
Nede ben söyleyim
Bu böyle geldi
Mahşere kadar
Böyle gider
Sorma;
Ne duygularımı,
Ne de içimde kopan fırtınaları...
Bilmem ne kadar sürer,
Neleri götürür benden,
Nereleri tarumar eder...
Öyle bir an gelir ki,
Hem talihe, hem tarihe,
Söversiniz.
Sadece söversiniz.
Söylesene sevgili;
Ne doldurdu sende yerimi.
Sahi, kalmadı mı? Benden eser
Bu kadar mı yoktum kalbinde?
Ondan mı alışıverdin bensizliğe...
Sözler var
Tutamadığımız
Yutamadığımız
Unutamadığımız.
Sözler var
Beklediğimiz
Tuhaf işte; şu hayat denen
Kimdir seni üzecek?
Kimdir seni sevindiren.
Akşamı bir ayrı,gündüzü başka.
Dışımız bir başka,içimiz bambaşka.
Vakit fütursuz,rüzgara eş gelir süratı.
Suretler; yanıltır mı bizi?
Yanıltır elbette.
Adam sandığın niceleri çıkar karşına
Dışı başka çıkar, içi bambaşka...
Ahmet Türkkan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!