Yaşamak tospembe bir fanusta,
Uzak diyarlarda, kaf dağının ardında,
Hiç dokunulmamış bir masalda,
Kırk gün kırk geceli düğünlerde saklıydı.
Bir çocuk gözünden böyleydi yaşamak.
Sonra büyümek sevdasına tutulduk,
Evet biraz mutsuzum,
Ne olmuş yani?
Birazdan yada gece,
Bir yağmur yağar gönlümde,
Kir toz ne varsa alır götürür benden.
Sabahla yeni bir güne başlarım,
Bir ben kalmışım, başka kimse yok..
Birde ayak izlerim,
Güneş kızıla çalmış.
Mevsim en keskin bir sonbaharda.
Her yer hazana dönmüş,
Hüzün akıyor dört bir köşeden.
Sanmayın tek kaybeden benim.
Bir ben değilim hayata yenilen.
Uhdelerle dolu bir beden taşıyan sırf ben değilim.
Gizli gizli gözyaşı döken kader bana mahsus değil.
Bir tek bana müşahhas değil ayıplı yaşamak.
Herşeye rağmen yüzdürüyorum gemimi,
Bu akşamlar tokattır yüzüme
Bu akşamlar afakandır gönlüme.
Kederin silsilesidir bende,
Bir yalnızlık kuruluverir yüreğime.
Bakışlarımda can bulur hüzün,
Adına ister kader de, ister çaresizlik.
Oysa ben onu çok özel biri olarak görmüştüm.
Bir bedel ödemeye hazırdım onun için.
Bir şans dı benim için o.
Her şeyimi geride bırakıp onunla yürüyecektim.
Nerden bilebilirdim ki geçerken uğradığı bir durak olduğumu.
Ne zaman onu hatırlasam,
Bak yine yalnızlığımlayım;
Ve caddeler;
Can yoldaşım kaldırımlar.
Soğuk mu soğuklar.
Elsiz ve dilsiz karanlık,
Ve ücretsiz Soluduğum hava.
Bir hikâyem yok...
Geldim ve gidiyorum,
Her şeyi bırakarak...
Hüzünler yumağını,
Hasretler ocağını,
Bitmeyen acılarımı,
Oysa;
Ben seni,
Yağmurlu gök altında,
Sıcak bulutlar gölgesinde
SEVMEK İSTERDİM..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!