Siyaha çalıyor tüm gündüzler
Hep bir uzakta kalıyor yakınlar.
Elsiz,sözsüz dövüyor hatıralar
Herşey yarım yanına hasret
Yıldızlar çok ama ışığından yoksun
Bir matem havası var,herşey suskun.
Şimdi tüm renkler soluk,
Gözlerde hâyal yok,
Gam yüklü artık.
Sonsuz hikayelerimiz var;
Cebimizde henüz yazılmamış.
Ya ölüler sarmış çevremizi,
Bu son çağrımdır sana, bilesin.Ya kendin gel, yada bendeki hâyâlini düşlerini hele helede anılarını al götür uzaklara.Yoruldum bendeki seni taşımaktan. Yoksa ipe çekeceğim bendeki seni, dönmemek üzere.Seninle gezdiğimiz caddelerden, oturduğumuz kafelerden lütfen al git kendini buralardan.Belliki bir daha gelmeyeceksin gittiğin yerden.O halde benide azad et sana olan tutsaklıktan ki bende özgürlüğü tadayım.Lütfen...
Ahmet Türkkan
Gidiyorum;
Bilmeden nereye gittiğimi...
Nedeni belli,
İlânıdır bu benim bittiğimin...
Yoksan sen, ne anlamı var?
Var olmanın, yaşamanın?
Sonbaharda gel;
Mevsimin solgun zamanında.
Yüreklerin yorgun zamanında.
Yaprakların hazan olduğunda.
Herkesin eksikmi eksik anında.
Gel ki; belki yeşerir kuruyan dallar,
Şimdi sensizliğin son demindeyim..
Bulutlar uçuruyorlar beni bir sonsuza..
Yetim bir çocuk gibi başım okşanmamış..
Gözbebeklerim yalnızlıktan cam kırığı..
Bir hasret ki dindirecek bir tek sensin..
Bir bir topluyorum dünyadan,
Bir çocuk gibi ektiğim umutlarımı.
Bir hasat mevsiminden çok,
Bir ayrılıştır bu;
Beklenilenden, gelmeyenden.
Son olsun bu umutlarım son,
Her sondan sonra.
Bir hesap var,
Tüm hesaplardan sonra.
Karanlık bir yer var,
Bütün karanlıklardan sonra.
Bir bekleyiş var,
Dedi ki;
Bensiz cümlelerin yarım,
Dedim ki;
Tamamla o zaman yârim...
Dedi ki;
Betimlemen hani? Yok,
Bu son şiirim olsun sana olmazmı,
Yoksa onların içi sensiz dolmaz mı.
Duran şu denizin mavisi solmaz mı
Ah gönlüm beklemelere doymaz mı.
Kaç nisan yağmurları sensiz geçtiler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!