Bak yine tan vaktinde yakaladın.
Çıkmaz sokağımda karşılaştık.
Yok işte, burda öteye bir yer yok.
Kaşlarım dik, alnım kırışık,
Yüreğim yanmaya alışık benim.
Yıkılıp kalkmalara alışık bedenim.
Ayrılık taşırım,
Hasret özlem taşırım.
Masum bir çocuk,
Tatlı bu kadar mı güzel söylenir?
Söylenirmiş, öğrendim...
Bana bir tatlı deyişi vardı,
Onda hayat vardı.
En çok da sevda vardı...
Şimdi ne zaman tatlı görsem,
Seni sevmek değilse hakikat,
Boşver geri kalan tefarruruat.
Bir sensin taşıdığım içimde,
En olmazlara göğüs gererek.
Umutsuz vadilerden geçerek,
Sana inanmışlığımın ruhuyla.
Bir boşluk var yılların ardından...
Kasvetli hüzünlü sarsan türden...
Hayaller düşler hepsini harcadık..
Eninde sonunda kendimize kaldık.
Yakalanmadan kaçan mutluluklar.
Kalabalıklaştıkça yalnızlaştık..
Öyle ki;
Bir çatı altına binleri sığdırdık..
Çoğaldıkça koptuk hayattan,
Sevdiklerimizi feda ettik birer birer..
Sanal alemin büyüsüne kapılıp,
Yalnızlık bana baki olan dostum...
Herkes gelir herkes gider benden..
Herşey geçiyorda geçmiyor acısı kalpten...
Terket git diyor bir ses buralardan hepten...
İnsan aslı gibidir; yani toprak gibi.
İşlenir durmadan,alt üst edilir.
Ekilir biçilir,hatta terk edilir.
Gün gelir,aslına intikal ettirilir.
Ne tuhaf şu dünya dedikleri,
İçinde ayrı dışında ayrı taşır,
İnsan sevdasını.
İçinde tutar kendi yanar,
Anlatsa başkası...
Herzaman kazanamazsın,
Tükendi ömrüm,
Umutlar tükendi,
Bendeki sen tükendi.
Yaşamak sevdası tükendi.
Tutunacak dallar tükendi,
Sarılacak hayâller tükendi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!