Yazamadım
kış güllerini beklemekten.
Tıkırtısı bile yok
seslerin.
Dumansız bakışların kalkık burunlu aymazlığı
gül rengi
Uçacağız buralardan
görülmez
bilinmez bir boşluğa.
Sıkıldık
utanmadık
görüştük
Sen yoksun ya
ne sigaramın dumanı
duman
ne hüznümün yüzü
hüzün
ne bahtımın karası
Bir sürü yığınların içinde
ayrı duruyorum
benim yığıntım ayrı.
Gözümün önünde
sıra sıra pislikler
ayrı benim pisliğim.
Yolun yarısından dönmek
bitirmeden kalkmak sofradan
bitmeden bırakmak bardağı
yarım yamalak yaşamak
bu değil aşk
benim dilimin ucunda kaldı
İçinde
kuş seslerinin sabah muhabbetleri olan bir günün başlangıcı,
İnsan sesleriyle canlanıp
kuş kanatlarıyla uçup gidecek.
Aşk bende kalacak.
Diyebilirsin ki
ben bu dili çözemedim.
Diller bağlıdır
çözüm gözlerde.
Öyleyse sen duymuyorsun.
Duramam ki bir şişe içinde
Belkide böyle bakmam
gerekiyordu sana.
En tepesinden
en sessizinden
en Kadıkalesi'nden
Uçarken bir kuş
nasıl bölerse geceyi
işte öyle bir sevinç yalımı geçiyor içimden
yüzüne bakarken.
Sanki gözlerinden havalanan bir kuş
Kolların kadar sakin
kolların kadar uzun
kolların kadar beyaz
balıkçı sandalları getirecek
seni bana.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!