Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde
Harab olmuş seneler,acıyla solmuş bir yüz
Maziyi her anışta bir titreme sesinde
Geceyi nasıl sevmem,nasıl sevmem geceyi
Ben,beni kaybedince gecede buluyorum.
Cevapsız bırakılan en çetin bilmeceyi,
Yalnız ama yalnızca, gecede biliyorum...
Kararttı kalbimi karanlık geceler eyvâh!
Günahkâr kalemim isyanımı heceler eyvâh!
Daha dün devlere meydan okurken Kaf dağında
Beni çarmıha gerdi, bugün cüceler eyvâh! ...
Kaidesiz heykeller yapardım yıldızsız gecelerde
Heykellerim çamurdandı…
Ufalanırdı kum gibi güneş değince gözlerine
Ufalanır ve uçup giderdi aydınlığında gündüzlerin…
İşte hep bu yüzdendi bekleyip durur olduğum gün batımlarını
Bu yüzdendi takılıp kaldığım kırılmışlığına solgun yüzlerin…
Gidin gidin gelmeyin istemiyorum sizi
Siz en kıymetli an’ın en adi hırsızları
Sükûtum boğacaktır ayak seslerinizi
Yüklenmeyin kapıma hiç’in sabırsızları…
Bence:
En çetin bir bilmece.
Kalın,kısa,uzun,ince...
Bir ırmak ki dinmeyen
(Üstad Necip Fazıl’ın anısına)
Kırpıştırıp dururken gözlerini daha dün
Bir yıldız akıp gitti sonsuzluğunda göğün
Tekbirlerle çağlayıp Fatiha’yla durulan
SAKARYA,görmemişti ömründe böyle düğün...
'Lâl olsun tüm insanlar' dedim kendim lâl oldum
Isınmayı diledim, yolumdan döndürmeyin.
Ateşten bir kadehtim aah ateşlerle doldum
Hasretin yangını bu, seyredin söndürmeyin...
Sensizliğin ıstırabını çekiyorum
Günler, geceler boyu…
Sessiz bir çığlık
Bir gün
Yiğit mi yiğit bir Deniz olurum darağacında sallanan
Bir gün
Dalında titreyen bir sarı yaprak misâli
Ali Adnan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!