Hazan vurmuş bahçeye bülbül konar mı
Sevgili
Bir zamanlar şaha kalkmış
Yağız atlar gibiydik
Ölüm eğdiremezdi başlarımızı
Şafak sökerken sabaha karşı
Bu senin için yazdığım son şiirim
Haberin olsun
Ve andım olsun
Bir daha adını anmayacağım
Hazan vurdu bahçeme güllerim soldu
Güvercinin kanadında çırpınırken yüreğim
Merhaba dost, sana selam getirdim.
Sana, selamların güzeli getirdim.
Yüce dağların doruklarından,
Uçuşan kuşların kanatlarından,
Urfa’nın daracık sokaklarından,
Sana selam getirdim.
Ben kuytu dehlizlerin küflü köşelerinde
Çürümeye yüz tutmuş halime ağlıyorum
Hazan vurmuş güller gibi erirken yavaş yavaş
Belki bir gün diyerek hayaller kuruyorum.
Şarkılar söylüyorum zaman zaman ıtriden
Bugün olmasa da elbet bir gün diyorum.
Merhaba umut ben Ahmet
Yıllar öncesinden
Çok öteden tanısın beni
Yarım kalan düşlerimden iç çekişlerimden
Dalıp dalıp gidişimden
Bir gece vakti ansızın
İnce narin ellerin var
Tatlı tatlı sözlerin var
Daha daha nelerin var
Bilemiyorum ey yar
Saat yedi odu mu
Sabah kalktım
Namaz kıldım
Ağladım
Dua ettim biraz bana
En çokta sana
Gülmek en çok sana yakışır
Yağmurlu bir akşam, sokaklar tenha.
Mevsim ayaz, güllerim solmuş.
Aşığım, başımda kavak yelleri,
Ağaç dallarına kargalar konmuş.
Gül ve diken,
Biri bahar,
Yıllar geçti üzerinden ömrümün
Her şey aynı
Oturdum mahalle
Yürüdüğüm sokaklar
Bakkal Hasan
Fırıncı Zeki
Hatırlıyorum,
Ogün ne acı bir gündü.
Elleri ceplerinde, tek başıma dolaştım
Bu şehrin caddelerinde.
Kalbimde hüzün, gözlerimde yaş,
Gezinip durdum yalnız ve garip.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!