Kalbimin sözcüsüydü kalemim
Sana nice şiirler yazdım
Dokunurdu kağıda sanki senin
Tenine dokunur gibi aşkım
Kırdın kalemimi attın yarısını
O yarınımızdı istemedin
Bin tane beyin hücremi öldürdüm
Katliam yaptım bu gece
Sana dair konuşan her birini
Ya kurşuna dizdim ya’da diri diri gömdüm
Kocaman bir mezarlık hafızam
Ara sıra inleyenler oluyor
Küçücük bir kadını sevdim
Vardı kocaman yüreği
Uçsuz bucaksız evrende
Ne kadar sağır, ne kadar kör
Olduğumu bana o gösterdi
Seni düşünmek ibadetim
Şefkate açlığım
Seni düşünmek
Yolluğum, harçlığım
Tebessümüm, neşem, kederim
Zincirleri kırıp kaçışım
Sana gelişlerim hep o kuytu mekandı
Kaç masa batırdım okyanuslarında
Bakışların loş lambalarda gezerdi
Benimkiler bir şarkının göz yaşında
Acil servisinde koca meyhanenin
Sana bir mektup yollayacağım
İçinde bembeyaz bir kağıt olacak
Sana olan aşkım kadar tertemiz
Senden gelen ses kadar sessiz
Her gidişinde
Sürüklenir kalbim ardın sıra
Her gidişinde
Kan kaybeder biraz daha
Diri diri bağrıma gömerim
Alışamadı mezarına
Çoğalmak, tüketmek ve ölmek
Yok lağım farelerinden bahsetmiyorum
Veya bir hastanın vücudunu saran kanser hücrelerinden
Sözüm göz göre göre yok ettiğimiz dünyadan
Yani kötülük, yani şeytan, yani insan
Kapatın gözlerinizi, kulaklarınızı ve sadece hayal edin
Ömrüm mum gibi erirken
Verdiğim ışığın gölgeleri yorgun
Birlikte aydınlata bilirdik bu odayı
Gölgelerimiz dans ederdi duvarda
Birlikte erir, birlikte sönerdik
Aşkımızı karanlığa birlikte gömerdik
Onlar üç minnacık buluttular
Çorak topraklara umuttular
Dev dağları korkuttular
Dağlar sağır, dağlar kördü
Toprağa can vermek isterken
Üç damla gözyaşı öldü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!