Ahmet Emer Şiirleri - Şair Ahmet Emer

Ahmet Emer

cır cır cır
benim vefalı arkadaşım
modzart' tan bethoven' dan
ulvi cemal'den cemal reşit' ten
çalar da çalar usanmaz bıkmaz
sevgili can yoldaşım

Devamını Oku
Ahmet Emer

Büyüdüm!

02.01.1956 Nere 02.01.2017 nere? !
Ne kadar da yıl geçmiş öyle!
Sözümona büyüdüm, nasıl büyümek bu böyle? !
Tuğlanın taşların üst üste koyarak örülmüş baca de, kuyu de, söyle!

Devamını Oku
Ahmet Emer

Bir Mendil Al Ağabey! ..
Bir mendil al ağabey” dedi, elindeki naylon poşetten çıkardığı bir mendili uzatarak;
Sağol dedim, benim mendilim var.
“Ne olur bir tane alsan” diyerek duygulu bir sesle biraz daha yaklaştı yanıma?
Bir ağılda koyunlarla yatmışçasına kokuyordu, belki de sidikti kokan anlayamadım, biraz uzaklaştım yanından.
Döndüm yanıma, deniz bana bakıyordu, yalnızca denizle karşı karşıyayım, sızlayan burun, dolu gözlerle!

Devamını Oku
Ahmet Emer

Bir Musibet Bin Nasihatten Üstündür!
Belirli dönemlerde –özellikle seçim dönemlerinde- çıkarılan ve son olarak halk arasında “torba yasa” olarak adlandırılan ama çuvala harara kadar varan büyüklüğe erişen, hükümet yetkililerinin aklına geleni aklına estiği gibi ve sonucunu düşünmeden o torbaya tıktığı, nerede ise “ne yaptıysan yaptın, batan ekonomiyi şu dönemde biraz olsun düzlüğe çıkarabilmem için ve/veya öyle bir görüntü yaratabilmem için biraz ödemede bulun, hazineye biraz nakten veya kayden giriş görülsün, ben bu günü kurtarayım senin vergi kaçırman, hukuksuz davranman hiç önemli değil, yeter ki görüntü güzel olsun ve ben o görüntüyü biraz da süsleyerek halka şirin görünebileyim, alacağımı alayım, sonrası Allah Kerim” anlamına gelebilecek düşüncelerle uygulamalara girildiği gözlemlenmektedir! . Bu da halk arasında alışkanlık yaratarak, halkı beklentiye itmekte. Yaptığı yolsuzluk, kaçakçılık, uygunsuzlukları çekinmeden yapma cesaretine itmektedir. Nasıl olsa af gelir düşüncesi ile yapılan bu tür yasaya aykırı tutum ve davranışlarla da Yüce Adalet, boş yere uğraşı içinde oluyor. Sonuçta yasaları, yürütmesi günün gerekleri ve koşulları ile uyumlu, tutarlı ve bütünlük içerisinde süreklilik gösteren yönetim uygulamaları olmadığı için belki de (!) bir kesim esnaf, sanayici, tüccar böylece suça itilmiştir ve/veya itilmektedir. (Gerçi hiçbir suçun özrü olmamalı!) Önemli olan, böyle ortamların yaratılmaması, hiçbir hak ve hukuksuzluğa göz yumulmamasıdır. Bu ara işçi, köylü, emekçi ve emekli kesime ne yapıldı derseniz, ayıp etmiş olursunuz? ! Her gün yandaş olan / olmayan, okyanus ötesinden beslenen olsun / olmasın gazete ve televizyon kanallarında deyim yerinde ise dizi yazısı / dizi film gibi okumakta / izlemekteyiz. Gözü dönmüş katil görünüşlü polislerce, büyük bir hışımla lağım suyu, biber gazı, cop, tekme, tokat, yumrukla gözüne gözüne vurulmuyor mu? Saçlarından, bacaklarından tutulup sürüklenmiyorlar mı? Sorgusuz içeri tıkılmıyorlar mı? Üstelik bir de alışkanlık oldu,nasıl olursa olsun tüm eylemleri “hükümete…., hükümeti…….,toplumu …..darbe ile…başlayıp gelişen bir şekilde toplu suça dönüştürülmüyor mu? 30-40 Kişilik, 50-100 kişilik, 100-150 kişilik kümeler şeklinde yargılanmalarını beklemiyorlar mı? Suçlarını bilmeden, ne olduğunun, ne yaptığını bilmeden, acaba ekmek yedim ondan mı, şöyle bir deniz kenarında gezindim ondan mı, falanca TV kanalını izlemiştim ondan mı, şu gazeteye şöyle bir göz gezdirmiştim ondan mı; toplu sözleşme demiştim, grev demiştim, işçi hakları demiştim, emeğin değeri-alın teri demiştim ondan mı; intibak yasası çıktı ağzımdan, kalkınmışlık düzeyinden pay çıkmıştı ağzımdan ondan mı; gübre alamıyorum, mazot alamıyorum karasabanla mı sürsem tarlamı diyordum, yumurtam, etim, sütüm yok ben nasıl köylüyüm demiştim kahvede ondan mı….? ! . diye hayaller kurarken, işte böyle leyleğin ömrü lak lak ile geçip gidiyor!
İşsizlik, açlık, yokluk, yoksunluk, yolsuzluk almış başını gidiyor! İş isterken dayak yersin, aş isterken yerlerde sürünürsün, yoksulum dersen “partimize oy vereceksin ha, yoksa geri alırız! ” şeklinde sadakaya razı edilirsin, birileri kusuncaya dek yerken yutkunursun, yolsuzluk yapılıyor dersen istikrar düşmanı olursun neyin istikrarıysa? ! .
Anlayacağınız, orta çağ zihniyetli, faşist, totaliter bir dikta yönetimi hüküm sürüyor. Sürdürenler liberal kapitalistler. Uygulayıcılar dinci görünüp dini, imanı, Allah’ı, kitabı para olanlar. Buna olanak sağlayanlar ise işte yukarıda anlatılan işçi, köylü, emekçi, emeklilerdir.
Onların oyları ile gelmedi mi bu musibet? ! .

Devamını Oku
Ahmet Emer

Dışım Kömür Karası İçim Korku Yuvası

Günden çaldığım bir avuç ışıkla girdim kara toprağın rahmine,
İndim karanlık dehlizlerine, ıslak yanık kokularına yerin,
Vurduğum her kazmada daha bir yandı kavruldu ciğerim,
Alnımdaki her damlada daha bir ağardı ekmeğim! ..

Devamını Oku
Ahmet Emer

Duyguların Dili


Yaşıyordum gözlerinin içine bakarak
hazların en yücesini
sevilerin en değerlisini

Devamını Oku
Ahmet Emer

Limandan kalkan vapur sırtlar götürür batan günü, bir zamanlar bağrımda yeşerttiklerimi!
Bir iki çalı çırpı ile tutuşturmak istediğim küllenmiş közüm bağrımdaki, benim dünyada var olan iki gözüm!
Ne olur biraz daha kalaydı derken, bir beyaz martı dalar imbatın içine!
Kokusunu getirir iyodun derinlerden, özlemin el sallarken dalgalarla uzaktan,
Gel gel eder martı kanatlarında yüreğimdeki kapakçık!
Bir ışıltıdır süzülen kirpiklerimin ucundan denizin tuzlu suyuna karışarak.

Devamını Oku
Ahmet Emer

Toprak kamış damlı, tek katlı evin naylon örtülü penceresi önünde,
Ayağında terlik, şalvar donlu, kucağında bebeği ile ağlamaklı idi genç kadın.
Yüreğindeki keder yüzünden okunuyor, dökülüyor her yanından hüzün!
Daha önce böyle bir duruma düşmemiştik diye titriyor çatlak dudakları!
Sütüm kesildi, sıkıyorum sıkıyorum çıkmıyor göğsümden.
Aç yavrucağım, uyuyamıyor zavallı!

Devamını Oku
Ahmet Emer

Deaş’ mıydı Yoksa Daeş mi Yada Işid? ! .

Diliniz varmadı bir türlü terörist demeye,
Sizin bu sinirli çocuklar deaş’ mıydı yoksa daeş mi yada ışid? ! .
Rehin aldılar Osmanlı dedenizin torunlarını da gıkınız çıkmadı, yalvar yakar aylar sonra salıverdiler, takas mı ettiniz yoksa tutsaklarınızla bilemedik aslını işin? !
Niğde’ ye kadar sokulmuş bağrınıza, öldürdü üç askerinizi; pişman değilim, onur kazandım dedi cani!

Devamını Oku
Ahmet Emer

Sevgili Aşık Mahsuni ’ nin bir türküsü var;

Defol git benim yurdumdan
Amerika katil katil
Yıllardır bizi bitirdin
Amerika katil katil

Devamını Oku