Madem seviyordun niye sakladın
Bir selamın gelir diye bekledim
Neye elin değdi ise kokladım
Bağım da çiçeğim dalımsın güzel.
Sesin kulağımda çınlarcasına
Aşka sadık bülbüllerden, güllerden,
Çekilmeyen nazlar bana, haramdır.
Sevda çeken gönüllerden, dillerden,
Duyulmayan sözler bana haramdır.
Su diye bastığım dönünce köze,
İSYAN ETTİ
Garibim, gurbetin tuttum yolunu
Dizim isyan etti, yol bana kızdı
Derdim dökem dedim tutmaz elimi
Bu gidişle istediğim menzile,
Engel çıkıp varamazsam vay bana.
Bekle dedim, beni yaşlı göz ile,
Ben sözümde duramazsam vay bana.
Terk eyledim, meskenleri, hanları,
Sen terk ettin, bu ayrılık şerbetin
İçemedim, son gördüğün yerdeyim
Dermanım yok hiç kimseye derdimi
Açamadım, son gördüğün yerdeyim
Hasret kaldım gönlümdeki sılaya
Hasretin bitirdi benim özümü
Ne olur çağır da geleyim bu gün
İster kabul eyle güldür yüzümü
İster at ellere öleyim bu gün
Yüce dağlar gibi dumanlı başım
Aşk peşine çok koşanın
Yolda kalanın sevmişim
Doğru yolundan şaşanın
Biraz yalanın sevmişim
Sevgiyi insanlık bilip
SILA
Her ne kadar, az dursam da yurdunda
Hayatımı bölüşü var sıla’nın
Uzun zaman hayalini kurdum da
Ömrümü tükettim çilede gamda
Sıladan bir huzur almaya geldim
Biraz kırgın gibi gördüm rüyamda
Vermezse hakkımı çalmaya geldim
Özledim toprağı billûr suları
TÜKETTİM
Bekledim günleri yıl olur diye
Geceyi umutsuz düşte tükettim,
Kurumuş fidanım gül olur diye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!