öyle bir hedefe odaklandık ki
Bütün saldırılar vız gelir gider
Kurumuş ağaçken yapraklandık ki
Gördüğüm rüyayı ben gerçek sandım
Sahte gülüşüne nasıl inandım
O şuh görünüşün nar’ına yandım
Bunun çaresini verecek misin?
Düşe kalka geldim kendi halimde
Bu dünyada böyle yalnız kalmaktan
Keşke çölden çöle savrulsaydım
Eşe dosta rezil rûsvay olmaktan
Düşüp cehennemde kavrulsaydım
Pişmanlık kâr etmez oldu olanlar
Gönül mutfağında bir şeyler yapıp,
Sevdiğine ikram eyledin mi hiç,
Utana, sıkıla yanaktan öpüp,
Sevdiğini ona söyledin mi hiç
Acıyı neşeyi hep ondan alıp,
Felek vurur bana acı sillesin
Her gün senin için yer gösteririm
Buda yetmez gibi aşkın güllesin
Kırılmış kalbime vur gösteririm
Ömrüme verdiğin bunca zararlar
Bir ömür ellere dert dökmektense
Bir kere ölmeyi tercih ederim
Sevgisiz dünyaya hükmetmektense
Severek ölmeyi tercih ederim.
Sensiz hiç istemem köşkü sarayı
Açmıyor dağların kırın çiçeği
Niye sakladın sen bütün gerçeği
Zay ettin ömrümde en güzel çağı
Rüzgarla savrulup tozduğun zaman
Bana hayat, sana hicran verdiyse
Bırak unutalım geçen günleri
Bu aşktan gururun zarar gördüyse
Bırak unutalım geçen günleri.
Eğer sevmek suçsa varsa günahı
Başın önde kaşlarını yıkarak
Gelişini unutmadım Hatice
Ben kızdıkça gözlerime bakarak
Gülüşünü unutmadım Hatice
Nazlamışlar çok çekmişler nazını
Ayrılığa değil bunu bilesin,
Ardın sıra baktığıma yanarım.
Dilerim ki uzaklarda kalasın,
Bu sevdayı çektiğime yanarım.
Başımdan çıkıyor aşkın dumanı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!