zamana usulca fısıldadı taş:ben ruhumu yasladığın düşlere borçluyum.
Ebabil misin ki
öyle
dönüp duruyorsun etrafımda
gönül mülkümu viran
etmeye mi geldin
bastığın toprağı kutsayan
Her koklayışımda bilirdim elbet
o çiçeğin taflan olduğunu ve şunu da bilirdim elbet
yârin elleriyle uzattığı ağunun gül kokacağını
........................................................................
görünen ve bilinen arkasındaki sır, ne güzel sırdır; niyet taşı su eyler, suyu taş...
011022
umut mavisiz
artık yürekleri dağlanmamış!
çocuklara masallarda anlatılan...
sen böyle dursan ben senin boynundan opsem Mayesa
sarılsam sana durdursam o an kokunda kaybolsam
dokunsam saçlarının her teline zülüflerine asılsam
sonra tutunsam bir teline gözlerindeki deryaya dalsam
ağzına diline dolansam nefesinde nefesinle yaşasam
ateş olsam sen mum erisen ben şamdanın olsam
Ve şimdi sen hangi nar ağacına astın umudunu küçük bir uğurdur bu dolanır dilime
dilimde yasaklı bir tat kekrek tuz ve kan kırmızı nar
Kırılırsın
beyaz bir gömlek üstüne şimdi sen
on ikiye on üç ekle belki yirmi beş olur...2025Aralik.Abilgic
dağılmış hüznün kapısına asılan anahtar
leandros kuş kanadı değil
yürek burkaci denizde soluklanan...
ey ikaros kurtulmak için göğe değil yüreğe uçmalısın
Bir bahardır saklı içimde
denizlerim onda köpük köpük sularım Ondan biraz serin
ne zaman bir Alıp Başımı gitme hevesi tutsa içim
bir tasa Yaslanır ya köpükler
geri gider işte içimdeki sıkıntıda
ve zaman işte patlayan Tomurcuklar gibi Bahar'ın
Ve Tanrı
cezalandırmak için bazı ruhları/
a
önceden üfler olacakları...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!