mardin caminin ulu gölgesi düştü yüzüne
acı bir kahve kıvamında
mezopotmayadan esen rüzgar
dağıtır perçemini
o vakit
gözlerin hep burda düşecek aklıma
dün seni gördüm aynada
kendim için uyandığımda
ellerim titrerken sabah
rüyaları bilirsin
tersine esmer,
sarışın cıkarmış aynada
yağmur var
ona gideceğim
özledim onu ne zamandır hasret kaldık birbirimize
onu son gördüğümde inceydi hüzünlüydü
eski kokusunu da yitirmiş baya değişmişti
kokusu eskisi gibi değil dedim ya
Sen uyuma...
kapama gözlerini
Açık bırak pencereleri
yalnızlıgım bulaşmasın sana
Tükensin takvim yaprakları
Mevsimsiz yağmurlar...
bana sorma artık neden
kaybolur içimdeki bu ışık,
sonra
göz(bebek) lerinin artık eskisi kadar büyümediğini,
aşk usanç,uzak bir mecra,
tekrar solunamayan sigara dumanı...
Zerresine malik değiliz
Sebebine de şahit olmadığımız bir yerin
neyine güveniyoruz...
Titredim. ilk harfi kutsalın kitapta bası eksılmıs. pervanenin tutkusu muma sarılmakmıs kı cıksın dumanı dogru azmanı arşa. sol yanımda bıraz urperti şimdi derin soluklar aliyorum doldursun diye icimin boslugunu...ah kalbim hic akıllanma sen bırak yagsın kar... diye diye
ben,koca yalnızlıkların gömüldüğü kent/
kendime sakladığım onca yaşanmışlık /
onca ağaç gölgesi/
Çocuk oyuna dalmiş
Oyun çocuğu çok sevmiş
Çocuk bir daha hiç sevmemiş...
Hırs cehaletin aynasında överse kendini, cahil; alim sanır kendini.
Sabir, bir okyanustur alime ; cahile çölde serap




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!