Alışmak, acının vardığı son durakmış,
Gülebildiğinde bir insanı yabancı eden...
….
Son söze dek hayat, bir ömür beklermiş,
Can çıktığında dert, bir huzurla çekip gidermiş…
…
Kalabilmek durduraksız heceler arasında,
Kelime adacıkları arasında bekleyebilmek,
Belki bir sözcük daha yanaşacak dudaklarımıza,
Huzmeler içinde sefilce harfleri,
Topalsız anlamında diriltebilecek belki,
Kalbimizde bir yere, yeniden,
Bir ayrılığı saatler boyu,
Kafamı patlatırcasına,
Düşünerek ve yazarak,
Derde ve güne eklemek,
Gayrı,
Harcolmaz…
Hayat hikâyesinin çoğunda çocuktu,
Hiç çıkmamıştı içinden,
Çok sevdiği körebeden…
…
Bütün anıları içinde,
En yaşlısı,
Ve asıl,
Annem,
Topladığım yorgunlukları devirmede,
Gün…
…
Sağılmış sütlerinde eksik çocukla el ele,
gideceğin günün adı yok!
pazartesi gözlerin,
salı bakışlarındı,
çarşamda, el eleliğimiz,
perşemde seviştiğimiz gündü,
cuma kalbimiz,
Sen koyunyününden yastığın ör,
İstanbul kuş tüyüne gömülsün…
…
Sefer tasından ayranın iç,
Bir ağaç gölgesinde serinle,
Kulak ver,
Mademki zincire halkasın,
Madem ki kopmak mümkününden acizsin,
Bu paslı,
Bu kirli demir yürekten,
Çürüye çürüye ayrılmak işine koyul be insan…
…
Ölümü duvar dibinde bekleyen gibi,
Sessiz,
Fazla sessiz düşünmek…
…
Çatırdayarak bir uçurumda,
Kenarında kurtuluşa yakarmak,
Karanlık,
Ürkek akşamın toz duvarlarında resimler çizdim…
Ellerim yalnızlık çehresinin sahipsiz teniydi, soğuk...
Seçki heyecanda vurulmanın nedensiz deminde,
Kelimelerle çoğalmayı yazdım…
Ya bir şiir; ya bir resimdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!