Gitme dediğim saatler,
Kal diye yalvarmalarım,
An, an…
Tükenip cisminde
Zahir gölgesinde kaybolan…
…
Çevrilmiş çitleri,
Kırış kırış alnında asırlık aşk…
…
Saymazdım dalaşlarını bıçak ağzında kör,
Keskin yarada ucun ucun,
Kana saplanacağını…
Korkulara git demenin
Etekleri kısadır
Bütün çıplaklığıyla ortadadır
Tedirgin sütunlar.
…
Ayrılığımız yıllarca
Gül eğrileri, punç saatleri,
Kopmak dalınca, düşme vaktine…
…
Sar saçlarınla,
Yüzü pişmanlıkta tel tel,
Gök yıldız tut elinde beni…
Sen ben yaşasak da,
Yaşasak da kıyasıya,
Ağzımızda karanlık ıslığını,
Dayasak da eşik eşik hücremize,
Bir ay perçeminde sarmaş dolaş,
Sarmayacağız birbirimizi…
Kestirip attım masalımı,
Kırdım kalemi, beni susturan bu saat,
Seni düşünmede gereksiz,
Dönüp durmalı artık…
…
Gecenin sonu,
Dön de bak ektiğin, gül mü bağında,
Döktüğün gözyaşın sel mi narında,
Anlarsan dünyayı er meydanında,
Gittiğin yol kadar ömür yaşarsın…
…
Kar oldu yağdı dağların başı,
Beklemişiz, özlemişiz,
Dilenmişiz bağ bahçe.
Her bahar ağlamışız,
Bağlanmışız.
Bir çiçeğin ömründen,
Gün çalmışız…
Geçmiyor içimden, içimde bir kadın, o sen, geçmiyor,
Bir kalp voltası, sesine karışan, sesince,
Ayakları altında bir karınca korkusudur beni vuran,
Ezip geçmiyor topuklarında zaman…
…
Darmadağın, toy parmakları ucunda sırma saç,
Sonra bakarsın, eti etine karışık bir sürü sefil gecenin birike birike,
Karanlıklarını senin için terk ettiği mirası bulursun.
Sürünün davranışlarını kontrol eden o şeyin,
Aslında kendini de kontrol eden bir uyuşmanın,
En saf varisi olduğunu öğrenirsin…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!