Vefat etmiş dostum, dua'ya geldik
Daha yaşı gençti, toprağa verdik
Ağlar ana, baba yarayı deştik
Çesit çeşit geldi, yendi yemekler ..
Bir kaç saat oldu, kabre vereli
Mektubunda dökmüş bir bir içini
Hastalanmış dostum gel diye yazmış
Katlandı dertlerim yaktı içimi
Dayanmıyor kalbim duy diye yazmış ..
Vücudunu sarmış çaresiz illet
Hanım senle köyde, tarla ekerdik
Bostan da patates, çapa ederdik
Tere yağı için, yayık döverdik
Neden geldik biz bu, vefasız şehre?
Zemheri karında, yakardık soba
Ta Orta Asya'dan, almış ismini
Yüksek tepelere, kurmuş evini
Sağlam kayalardan, tutmuş elini
Tarihi bir mekansın, Yuva köyüm ..
Göç almışsın, Orta Asya boyundan
Neden geldim İstanbul’a bitmiş insanlık
Herkesin dilinde var bir hile yağdanlık
Dost düşmanlar aynı safta olmuşlar fasık
Neden geldim İstanbul'a bitmiş insanlık.
Dükkanlarda tabelalar, başka dillerde
Kaçtı buraların, kalmadı tadı
Sokak caddelerin, kin nefret adı
Taşı toprağı hem, hani altındı ?
Çarşı pazar dilenci, yaşanmaz Mao ..
Çalıp çırpmayana, diyorlar keriz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!