sağrısı dikenlenmiş gül bozuğu
acıtan yeşim inceliği
bir yeis değildirde nedir
kırgınlıklardan muzdaribe
ben yıkıldım harabelerimde dolaşıyorum
kildim kum oldum
dağıldım ruh iklimlerinde son bahara
evet tekildir bu mevsim
çoğulu yoktur yılların
her şey kitlenir bir tek hedefe
aylası derin izler taşır göğün
sanrı gün ışığında palmiye
kalkarken uzuvları adamın
simyanın gölgesi vurur üzerine
hissiz mavi üstünde ömrün
kesik yılların arasında bir yerde
ben ki yabanıl düşlerimde mermerden heykeller oydum
ben ki zihnimde ki her bir dehlize aç sifenksler koydum
ben ki hep kandırdım kendimi yokluğunda seni buldum
ben ki bugün sanatsız ve nedensiz sensizliğe doydum
ne eserler yetermiş unutmaya ne de felsefeler
ah sevgilim nedendir gidişin
nedendir artık bitsin deyişin
yoksa kalmadı mı içinde aşk
tat vermiyor mu beni sevişin
kökle dal gibiydik biz seninle
dönüşür anılar saklı kentlerde
kaç sur eskitir kan topları
padişah olmak neye yarar
yalnız bir kalebendin içinde
hafızayı çepe çevre sarar duvarlar
ışığa çal, kırçıl düşlerinde gecenin
bir gül, ellerinde umut
esin kandır, dolanır damarlarca yıl
.................çiçek devinim.
insanların gözlerinden
.......mutsuzluklarını
..............gören adam
mutlu olabilir mi
olsa sultan Süleyman
gözdeki evren, yansıyan düş
iç içe sonsuz ayna
şemsiye tutmaz devinim
ölürken noktalar ard arda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!