Güneş, ağır ağır
çekiliyor tepelerin ardından.
Akşamın mor sessizliği
iniyor yamaçlara.
Gölgeler uzuyor;
dünya, kendi hüznünü
kimseye söylemeden taşıyor.
Ceviz ağacında bir yaprak,
yeşilin içinde sarı bir sır saklıyor.
Sanki uzak bir mevsim
onu adıyla çağırıyor.
Dallarda eski bir kuş sesi,
göğe karışıp kayboluyor.
Geceler serin artık.
Pencereden sızan rüzgârda
kurumuş otların kokusu var.
Yaz, avuçlarımızdan
sessizce dökülüyor.
Ay, bahçenin üstünde
solgun bir kandil gibi.
Cevizlerin karanlık gölgeleri
çimenlere uzanıyor.
Bir yerlerde su damlıyor;
gece, kendi sesini dinliyor.
Bir yaprak düşmüyor henüz;
ama dalında
bir ayrılığın rengi var.
Gece biraz daha uzun,
rüzgâr biraz daha uzak;
bahçenin sessizliğinde
ince bir sararma büyüyor.
Ne bir kapı kapanıyor,
ne bir veda duyuluyor.
Yalnız ışık değişiyor
akşamdan akşama.
Bir gölge, eskisinden erken
çekiliyor duvardan;
bir serinlik kalıyor
uyumadan önce odalarda.
Ağustos geçiyor usulca;
güneşin ardında ince bir kül,
çimenlerde solgun bir ürperti,
gecenin koynunda
adı olmayan bir hüzün...
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 9.08.2026 17:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!