Bir ağustos akşamı daha bastı dünyayı
Binbir renkle ışıyan tüm nesneler karardı
Ve yetmez gibi bir sis de gelip boğdu ayı
Arzdan fezaya kadar neler neler karardı.
Bu zulmet girdabında kararmayan tek ışık
Gözlerimin ucunda yanan hayalin oldu.
Biraz özlemle, aşkla; biraz gamla karışık
Seyre daldığım dağlar uzanan elin oldu.
Saçların dalga dalga köpürdü tüm kıyıda
Ve ötelerden sesin bir ezgiye başladı.
Unutmuştum seni de o eski şarkıyı da
İşitince bir lahza yüreğim yavaşladı.
Fakat bir diri duman bastı cümle semayı
Söndü rüya ateşi, pervaneler karardı.
Gönlüm de kesti birden seni anımsamayı
İçimde gezindiğin kâşaneler karardı.
Ve bıraktım boşluğa bir tüy gibi gövdemi
Çeksin beni rüzgârlar, alıp götürsün diye…
Dinince içimdeki güvercinin matemi
Yok olmayı istedim bu susuş sürsün diye…
Kapkara bir sis bastı gördüğüm son rüyayı
Takvimdeki yapraklar birer birer karardı.
Ve kalbim kesti artık telaşla çırpınmayı
Kapattım gözlerimi, işte her yer karardı…
Kayıt Tarihi : 1.08.2026 00:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!